Windows türkçesi Windows nedir

  • Pencere.
  • Pencereler.
  • (bilgisayar) grafiksel kullanıcı arayüzü temeline dayanan ve çoklu görevi destekleyen işletim sistemi (microsoft tarafından geliştirilen).

Windows ile ilgili cümleler

English: Ali measured the windows for new drapes.
Turkish: Ali yeni perdeler için pencereleri ölçtü.

English: Ali opened the windows to air out the room.
Turkish: Ali odayı havalandırmak için pencereleri açtı.

English: Ali opens the windows every morning as soon as he gets to his office.
Turkish: Ali her sabah ofise varır varmaz pencereleri açar.

English: Ali advised Mary not to leave her windows open at night.
Turkish: Ali Mary'ye pencereleri gece açık bırakmamasını tavsiye etti.

English: Ali now uses Windows 8.1.
Turkish: Ali şimdi Windows 8.1 kullanıyor.

Windows ingilizcede ne demek, Windows nerede nasıl kullanılır?

Windows accessibility component : Windows erişilebilirlik bileşeni.

Windows accessibility control panels : Windows erişilebilirlik denetim masaları.

Windows accessories : Windows donatıları.

Windows application : Windows uygulaması. Sadece windows işletim sistemi üzerinde çalışmaya yönelik program.

Windows are protected : Korumalı pencereler.

Windows clipbook server : Windows clipbook sunucusu.

Windows calculator application file : Windows hesap makinesi uygulama dosyası.

 

Windows briefcase : Windows evrak çantası.

Windows clipboard viewer application file : Windows pano görüntüleyicisi uygulama dosyası.

Windows comm driver : Windows comm sürücüsü.

İngilizce Windows Türkçe anlamı, Windows eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Windows ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Film gate : Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Filmin alıcı ve göstericide pencere önünden düzgün geçmesini sağlamak için yapılmış, film enine uygun dar geçit. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yatak.

Inlier : Örtülü oluşumun üstündeki örtüden, bir kesimin aşındırılmasıyle alttaki daha genç oluşukların çıkma vermesi.

Operating system : İşletme sistemi. Bilgisayarın işleyişini kontrol eden bütünleşmiş programlar dizisi. İşletim dizgesi. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. İşletim jüyesi. Bir aygıtın çalıştırılmasını sağlayan alet. Bir bilgisayar dizgesinin donanım ve veri kaynaklarını, istenilen hizmet türü için bunlardan en yüksek verimi sağlayacak bir çalışma düzenine göre görevlere atayan, başka bir deyişle yöneten, bunun için izlencelerin uygulanmasına ilişkin çalışma planı, yanlış ayıklama, giriş-çıkış güdümü, bellek atama, günlük sayışımı vb. hizmetleri sağlayan yazılım dizgesi. Bilgisayarda kaynakları değişik işlem gruplarına tahsis etmekten sorumlu olan ana program. İşletim sistemi.

Aperture : Pervane yuvası. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir ışık düzengecinin açılma derecesi, ayarlandığı açıklık. Açık. Irakgörür fotoğraf makinesi gibi optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği deliğin çapı. Açıklık. Göz. Kartlar üzerinde açılan ve içerisine mikrofilm parçası geçirilen delik. Fotoğraf makinesi açıklığı. Gedik.

 

Window : Gösteriş. Vitrin. Camekan. Cam. Pencere menüsü. Alıcı, gösterici, basım aygıtı gibi çeşitli aygıtlarda mercek ardında yer alan ve film üzerine açılan, pencereyi belirleyen dikdörtgen delik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir şeyi yapmak için elverişli zaman bölümü. Radarı şaşırtmak için uçaktan saçılan mermi.

Os : İçerisinde hava boşluğu bulunan kemik. Delik. Os planum. Os tarsale ıv. Ön ayak bilek kemiklerinden alt sıradaki kemiklerin en dışta olanı, os hamatum. Os lunatum. Os karpi intermediyum. Os tarsale ııı. Os penis.

Dialog : Konuşmalar. Diyalog. Bkz.dialogue. İleti. İkili konuşma. Konuşma. İletişim. Söyleşme. Karşılıklı konuşma.

Fenestra : Pencere benzeri açıklık (mimarlık). Delik (anatomi terimi). Fenestra. Küçük açıklık. Küçük delik. Kemikte küçük delik.