Wireways türkçesi Wireways nedir

  • Kablo kanalı.

Wireways ingilizcede ne demek, Wireways nerede nasıl kullanılır?

Wirewalker : İp cambazı.

Wirework : Tel eşya. Tel işi. Telden yapılmış örgü vb i. Tel çalışması. Telkari.

Wireworker : Telden eşyalar yapan kişi.

Wireworks : Tel fabrikası.

Wireworm : Ekin ve sebze köklerini kemirerek büyük zararlara yol açması dolayısıyle tarımla uğraşanların çok çekindiği taklaböceği kurtçuklarına verilen özel ad; kökkurdu, kesegen, toprak kurdu. Kökkurdu. Telkurdu. Kök kurdu.

Common wireworm : Eklem bacaklı hayvanlardan çok bacaklılar (myriapoda) sınıfından, yuvarlak ve uzun vücutlu, çok bölütlü, taşların altında yaşayan bir tür. Kırkayak.

Wire cloth : İnce delikli ağ. Tel örgü. Tel doku. Örgütel. Süzgeç bezi.

Wire away : Sıkı tutmak. Dört elle sarılmak. Canla başla girişmek.

Wire communication : Telefon hattı. Kablolu iletişim. Telli haberleşme. Telli iletim. Telle iletişim. Telli iletişim. Tel üzerinden gerçekleştirilen iletişim sistemi. Telli irtibat.

Wire cable : Çelik halat. Tel kablo. Tel halat.

İngilizce Wireways Türkçe anlamı, Wireways eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wireways ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conduit : Oluk. Arna. Mecra. Boru. Kablo borusu. Aracı kuruluş. Ark. İletme. Su yolu.

 

Sidewise : Yana doğru. Yandan. Yanlamasına. Yan. Yana. Bir yöne. Yan yan.

Sideway : Bir yöne doğru.

Raceway : Elektrik kablolarını taşıyan boru. Mekik kolu. Arna. Kanal. Su arkı. Su kanalı. Yarış pisti. Parkur. Kablo rafı.

Raceways : Kanal. Mekik kolu. Parkur. Su arkı. Değirmen arkı. Kablo rafı. Yarış pisti. Elektrik kablolarını taşıyan boru. Su kanalı.

Cable duct : Kablo oluğu. Kablo büzü.

Wireways zıt anlamlı kelimeler, Wireways kelime anlamı

Parallel : Örnek. Benzer. İle karşılaştırmak. Seki. Kıyaslanabilir. Her iki yarımyuvarda eşleğe koşut olarak, geçtikleri düşünülen ve çevre uzunlukları giderek kısalıp, eksenucunda noktaya dönüşen çemberlerden her biri. Paralel. Nazire. Benzerlik. Yakın.

Perpendicular : Dikme. Amudi. Düşey. Dikey çizgi. Dikey. Dik. Şakuli. Bir noktadan bir çizgiye ya da bir yüzeye dik açı altında inen doğru. Doğru.