Withes türkçesi Withes nedir

  • Söğüt dalıyla bağlamak.
  • Bodur söğüt.
  • Söğüt ağacının bir şeyleri bağlamak için kullanılan sert ve esnek dalı veya koluyla bağlamak.

Withes ingilizcede ne demek, Withes nerede nasıl kullanılır?

Withe : Saz. Söğüt dalıyla bağlamak. Söğüt ağacının bir şeyleri bağlamak için kullanılan sert ve esnek dalı veya koluyla bağlamak. Söğüt çubuğu.

Withed : Söğüt ağacının bir şeyleri bağlamak için kullanılan sert ve esnek dalı veya koluyla bağlamak. Söğüt dalıyla bağlamak.

Wither : Çürütmek. Soldurmak. Yitmek. Susturmak. Bozmak. Kurutmak. Solmak. Bozulmak. Sönmek. Utandırmak.

Wither away : Kalmamak. Kırıştırmak. Buruşmak. Sararıp solmak. Kırış kırış yapmak. Pörsümek. Kırışmak. Büzüşmek. Buruşturmak. Yıkılmak.

Withered : Solmuş. Kalmamış. Kuru. Kurumuş. Pörsük. Bozulmuş.

Withering : Susturan. Kuru. Kolan. Kurutma. Solan. Kurutarak. Solma. Dondurucu. Solduran. Soldurma.

Withered leaves : Solmuş yapraklar. Kuru yapraklar. Kurumuş yapraklar. Solgun yapraklar.

Withering look : Solgun bakış. Şaşırma bakışı. Şaşırma ifadesi. Kafa karışıklığı bakışı. Karmaşık bakış.

Witheringly : Kuruyan bir şekilde. Solarak. Şaşırtıcı bir şekilde. Solmakta olan bir şekilde. Susturucu bir şekilde. Solgunlaşarak. Kurutarak. Kuruyarak. Cansızlaşan bir şekilde.

 

Witherite : Viterit. Witherit. Vitherit.

İngilizce Withes Türkçe anlamı, Withes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Withes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Worm : Solucanlar köküne bağlı omurgasız hayvanların genel adı. Ödlek. Solucanları ayıklamak. En çok ufak boylu solucanlara ve böcek kurtçuklarına, seyrek olarak böceklere ya da başka eklembacaklılara verilen ortak ad. Korkak. Platyhelminthes, annelida, acanthocephala ve aschelminthes şubelerinde bulunan yumuşak gövdeli, çıplak, uzunlamasına vücut yapısına sahip omurgasız canlılar, vermis. Kurtlarını dökmek. Kurtçuk. Solucan. Köpeğin dilaltı sinirini kesmek.

Withies : Söğüt dalı.

Withing : Dallarla örme. Sazla örme.

Twist : Dönemeç. Bükme. Büküm. Kıvırma. Döndürmek. Bükülmek. Bükülmeli takla. Burma. Meyil. Çevirmek.

Withe : Saz. Söğüt çubuğu.

Wrench : İngiliz anahtarı. Burkulmak (bir uzuv). Burkmak. Burkma. Bükmek. Burkulmak. Asılma. Burkmak (bir uzvu). Zorla almak.

Wrestle : Boğuşmak. Çabalamak. Mücadele etmek. Güreşmek. Güreş tutmak. Güreş. Uğraş. Güreş yapmak. Mücadele. Uğraşmak.

Withy : Söğüt dalı.

Squirm : Kıpırdanmak. Kıvranma. Kıpır kıpır kıpırdanmak. Eğilip bükülmek. Kıvırmak. Kıvranmak. Kıvranış. Kıvrılmak. Kıpırdanma.

Withes synonyms : withed, move, wriggle, sallows.

Withes zıt anlamlı kelimeler, Withes kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz kalmak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Kımıldamadan durmak. Hareketsiz durmak. Kıpırdamamak.

Outside : Dıştan. En fazla miktar. Açık havada olan. Dış görünüş. Dışında. Dışına. Dış taraf. Dış (taraf). Dış kısım. Den başka.