Wither türkçesi Wither nedir

Wither ile ilgili cümleler

English: All the flowers in the garden withered.
Turkish: Bahçedeki bütün çiçekler solmuş.

English: The flowers have all withered.
Turkish: Çiçeklerin hepsi soldu.

English: If you don't water the plants, they will wither.
Turkish: Bitkileri sulamazsan , solarlar.

English: Because of the drought, the grass has withered.
Turkish: Kuraklık nedeniyle çimler kurudu.

English: Roses withered and Ania cried very much.
Turkish: Güller soldu ve Ania çok ağladı.

Wither ingilizcede ne demek, Wither nerede nasıl kullanılır?

Wither away : Yitmek. Pörsümek. Kırıştırmak. Kırış kırış yapmak. Büzüşmek. Kalmamak. Sararıp solmak. Yıkılmak. Buruşturmak. Buruşmak.

Withered : Pörsük. Kurumuş. Kalmamış. Solmuş. Bozulmuş. Kuru.

Withered leaves : Kuru yapraklar. Solmuş yapraklar. Kurumuş yapraklar. Solgun yapraklar.

Witherer : Solduran. Çürüten. Bozan. Kurutan.

Witherers : Solduran. Kurutan. Çürüten. Bozan.

Withers : Atın omuz başı. Georgia eyaletinde şehir. Hayvanın iki kürekkemiği arasındaki yer. Cıdağı.

Withed : Söğüt ağacının bir şeyleri bağlamak için kullanılan sert ve esnek dalı veya koluyla bağlamak. Söğüt dalıyla bağlamak.

 

Withering look : Şaşırma ifadesi. Şaşırma bakışı. Solgun bakış. Karmaşık bakış. Kafa karışıklığı bakışı.

Withering leaves : Solgunlaşan yapraklar. Solmakta olan yapraklar. Cansızlaşan yapraklar. Kurumakta olan yapraklar.

Witheringly : Solmakta olan bir şekilde. Solgunlaşarak. Kuruyan bir şekilde. Susturucu bir şekilde. Cansızlaşan bir şekilde. Kurutarak. Şaşırtıcı bir şekilde. Kuruyarak. Solarak.

İngilizce Wither Türkçe anlamı, Wither eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wither ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bruise : Ezmek. Çürük. Yaralamak. Dövmek. Ezik. Vurmak. Bere. Zedelemek. Hırpalamak.

Droop : Sarkmak. Öne eğmek. Sarkıtmak. Zayıflamak. Düşmek. Aşağı düşmek. Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Çökmek. Eğmek.

Fade : Gözden kaybolmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Zayıflamak. Güçten düşmek. Uçmak. Kaçmak. Rengi atmak. Rengi solmak. Zincirleme eylemi. Gevşemek.

Be over : Geçmek. Dolmak. Sonlanmak. Bitmek. Sona ermek. Bitmek (kalmamak). Tamam olmak. Miyadını doldurmak.

Gagged : Ağzını tıkamak. Espri yapmak. Ağzı tıkalı. Kusacak gibi olmak. Komiklik yapmak. Öğürmek. Kusturmak.

Discountenancing : Şaşırtmak. Hoşgörmemek. Soğuk bakmak. Soğuk davranmak. Yüz vermemek.

Atrophy : Gıdasızlıktan zayıflama. Atrofi. Körelme. Fizyolojik veya patolojik nedenlerle, gelişimini tamamlamış hücrelerin hacimce küçülmesi veya sayılarının azalması sonucu, organ ve dokuların boyutlarının küçülmesi veya dumura uğraması. Körelmek. Köreltmek. Yapı ve görev bakımından zayıflama ya da küçülme. Körelim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dumura uğramak.

 

Controvert : Reddetmek. Karşı gelmek. Tekzip etmek. İtiraz etmek. Yalanlamak. Tartışmak.

Get lost : Kaybetmek. Yolunu kaybetmek. Kaybol. Hadi yoluna.

Wither synonyms : get dry, be disconcerted, disgrace, diminish, confound, discountenances, go astray, abash, dries, be destroyed, be in the wind, affect, cankers, wear away, discountenanced, lessen, decrease, be discolored, be sold out, flame out, aired, discolors, addling, break down, discolor, be out of, abolishes, vanishes, become unsound, fade away, go, drys, dehydrating.

Wither zıt anlamlı kelimeler, Wither kelime anlamı

Increase : Büyümek. Eder artırımı. Artmak. Zam yapmak. Yükselmek. Çoğaltmak. Artışa geçmek. Artırmak. Arttırmak.

Appear : Gibi görünmek. Bulunmak. Belli olmak. Boy göstermek. Anlaşılmak. Vücuda gelmek. Varmak. Var olmak. İzlenimini vermek.

Wither ingilizce tanımı, definition of Wither

Wither kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To become sapless. To cause to fade, and become dry. To dry or shrivel up. To become sapless. To fade. To lose freshness.