Witherer türkçesi Witherer nedir

Witherer ingilizcede ne demek, Witherer nerede nasıl kullanılır?

Witherers : Solduran. Bozan. Kurutan. Çürüten.

Withered : Kalmamış. Pörsük. Kurumuş. Bozulmuş. Kuru. Solmuş.

Withered leaves : Solmuş yapraklar. Kurumuş yapraklar. Kuru yapraklar. Solgun yapraklar.

Wither away : Yıkılmak. Kırıştırmak. Büzüşmek. Kalmamak. Sararıp solmak. Pörsümek. Buruşturmak. Buruşmak. Kırış kırış yapmak. Yitmek.

Wither : Bozmak. Bozulmak. Yitmek. Sönmek. Kurumak. Çürütmek. Kalmamak. Soldurmak. Yok olmak. Çürümek.

Withering : Kurutma. Kolan. Kuru. Solduran. Solan. Soldurma. Utandıran. Dondurucu. Kurutarak. Solma.

Withering look : Solgun bakış. Şaşırma ifadesi. Karmaşık bakış. Şaşırma bakışı. Kafa karışıklığı bakışı.

Withershins : Saatin tersi yönde. Güneşin tersi yönünde.

Withe : Söğüt çubuğu. Söğüt dalıyla bağlamak. Saz. Söğüt ağacının bir şeyleri bağlamak için kullanılan sert ve esnek dalı veya koluyla bağlamak.

Withed : Söğüt ağacının bir şeyleri bağlamak için kullanılan sert ve esnek dalı veya koluyla bağlamak. Söğüt dalıyla bağlamak.

İngilizce Witherer Türkçe anlamı, Witherer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Witherer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Sapremic : Sapremik. Kan zehirlenmesinden acı çeken (tıp veya medikal terimi). Kan zehirlenmesi yaşayan. Çürümeye yol açan. Septisemiden muzdarip olan.

Distorter : Deforme eden. Büken. Bozucu kimse. Yanlış sunan. Yanlış takdim eden. Yanlış bilgi veren. Şeklini bozan. Tahrifçi. Yamultan.

Expunger : Çıkartan. Silen.

Depraver : Dejenere eden. Ahlaksızlaştıran. Baştan çıkaran.

Dehydrators : Kurutucu. Susuzlaştıran kimse veya şey. Hava kurutucusu. Dehidratör. Susuzlaştıran. Yiyeceklerin suyunu veya nemini alan cihaz (muhafaza etme amacıyla).

Saprogenic : Bozulma veya çürüme ile sonuçlanan. Çürümüş maddede yetişen. Çürümüş. Çürümeye sebep olan. Bozulmaya sebep olan. Saprojenik. Çürüme ile ortaya çıkan. Çürükte yetişen.

Wizened : Buruşmuş. Buruşuk. Kartlaşmış. Kırışmış. Pörsük. Kavruk. Pörsümüş. Kart. Kurumuş.

Bunglings : Acemice iş gören. Beceriksiz.

Cankerous : Çürütücü. Pamukçuk gibi. Yer yer çürümekte olan. Ülserli. Pamukçuğa neden olan. Yozlaştıran.

Putrefactive : Bozuk. Kokmuş. Çürümüş. Çürük. Pütrefaktif. Çürütücü. Çürüme veya kokuşmayla ilgili olan. çürüme veya kokuşmaya neden olan.

Witherer synonyms : fieldhand, withering, invasive, witherers, endamaging, shrivelled, putrefacient, rescissory, infirmative, disprover, lean, thin, bungling, farmhand, expungers, wizen, disrupting, desiccant, enervating, desicant, field hand, distortive, shrunken, farm worker, desiccatory, dehydrator, deteriorative, shriveled, desiccants, distorters, perverter.

Witherer zıt anlamlı kelimeler, Witherer kelime anlamı

Fat : Şişmanlatmak. Tombul. Yağ asitleri ve gliserinden oluşan, 20°c'de katı olan, organik çözücülerde çözünen kimyasal madde. Şişman. Katı yağ. Yağ. İçyağı. Yağlı. Yağ asitlerinin gliserolle oluşturduğu bileşik.

Increase : Artmak. Artış. Zam yapmak. Eder artırımı. Artırmak. Artışa geçmek. Üremek. Çoğalmak. Arttırmak.