Womans türkçesi Womans nedir

Womans ingilizcede ne demek, Womans nerede nasıl kullanılır?

Woman chaser : Zampara.

Woman detainee : Tutuklu olarak alıkonan kadın. Kadın tutuklu.

Woman doctor : Kadın doktor. Kadın hekim.

Woman hater : Misojinist. Kadınlardan nefret eden kimse. Kadınlara karşı kin besleyen kimse. Kadın düşmanı.

Woman in labor : Çocuk doğurmakta olan kadın. Doğum halindeki kadın.

Woman of the town : Kasabanın kadını. Fahişe. Eskort kızı.

Woman rabbi : Musevi kadın dini lider. Kadın haham.

Woman of fashion : Tarz giysiler giyen kadın. Moda kadını.

Woman suffrage : Kadınların oy hakkı. Kadınların seçimlere katılma hakkı. Kadınların genel seçimlerde oy verme hakkı.

Woman of the world : Entelektüel kadın. Çeşitli tecrübeler edinmiş kadın. Kozmopolit kadın. Dünya kadını.

İngilizce Womans Türkçe anlamı, Womans eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Womans ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bar girl : Konsomatris. Bar kızı. Bir bardaki erkek müşterileri eğlendiren ve onları içki alıp para harcamaya ikna eden genç kız çalışan. B-girl.

Missis : Bizimki. Eş.

Hetaeras : Cariye. Metreslik. Kapatma (antik yunanistan'da).

Prostitute : Orospu. Fahişe. Antin. Orta malı. Genelev kadını. Seks işçisi. Fahişelik yapmak. Fahişeliğe itmek. Yeteneğini vb'ni kendine layık olmayan bir işte kullanmak. Fahişelik yaptırmak.

 

Delilah : Kadın ismi. Gönül ayartıcı kadın. Fahişe. Baştan çıkaran. Gönülçelen. Hilekar kadın.

Whore : Orospu. Fahişe.

Widow : Kocasını ölüm yoluyla yitiren, bundan dolayı toplumun bu durumda koymuş olduğu kuralları, kaçınmaları uygulamak zorunda olan kadın. Sayfanın tepesinde tek başına kalan satır. Dul bırakmak. Dul kadın. Dul.

Ball breaker : Talepkar kimse. Başkalarını hoşa gitmeyen görevleri yerine getirmeye zorlayan kimse. Gülleli yıkıcı. Talepte bulunan kimse. Çok zor görev. Son derece zor iş.

Tease : Muzip kimse. Rahat vermemek. Kabartmak (saçı tarakla). Kızdırmak. Alay etmek. Alaycı. (birine) takılmak. Kabartmak (kumaş). Taramak. Sataşmak.

Amazon : Kuvvetli kadın. Amazon papağanı. Guguksular (cuculiformes) takımının, papağangiller (psittacidae) familyasından, amerika' da yaşayan bir tür. Kadın şavaşçı. Amazon nehri. Kadın savaşçı. Amazon (nehri).

Womans synonyms : gravida, bas bleu, ball buster, mestiza, shikse, ma'am, geisha girl, fille, prickteaser, dominatrix, female person, yellow woman, woman's body, wac, mother figure, wonder woman, sporting lady, ex wife, vamper, hetaira, adult female, tart, madame, doxies, sluts, vamp, mistress, houri, jane, young lady, concubines, nymph, nurse.

Womans zıt anlamlı kelimeler, Womans kelime anlamı

Juvenile : Yavru. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Olgunlaşmamış. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Delikanlı. Jön. Çocuksu. Gençliğe ait. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Genç.

Male : Bay. Erkek fiş. Erkek. Eril. Spermatozoonları meydana getirecek üreme sistemine sahip olan organizma.

Husband : Efendi. İdare etmek. Zevç. Erkek. Hayat arkadaşı. Refik. İdareli kullanmak. Koca. Eş. Gelecek zamana kalması için kullanmamak.

Womans antonyms : man.