Work of art türkçesi Work of art nedir

Work of art ile ilgili cümleler

English: It's a wonderful work of art.
Turkish: O, harika bir sanat çalışması.

English: Her garden is a work of art.
Turkish: Onun bahçesi bir sanat eseridir.

English: It's a work of art.
Turkish: O bir sanat eseri.

Work of art ingilizcede ne demek, Work of art nerede nasıl kullanılır?

Work : Emek. Çabalamak. Seğirmek. Sızdırmak (para). Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. iş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir. Eser. Etkili olmak. Emek sarfetmek. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. İşe yaramak.

Of : Karşı. Yüzünden. -nın. Li. Den. -in. -den övünerek bahsetmek. Hakkında. -den. -dan.

Art : Büyü. Gerçeği güzel tasarımlarla yansıtan özel bir toplumsal bilinç ve insan devinimi biçimi. Güzel sanatlar. Sanat ürünü. Sanat eseri. Ustalık. Beceri. Sanat. Sanat yapıtı. Bilim dalı.

Work of supererogation : Gereksiz iş. Fuzuli iş.

Work off : Yerinden çıkmak. Ortadan kaldırmak. Çalışa çalışa gidermek. Bitirmek. Üstünden atmak. Tamamlamak. Yok etmek. Çalışarak kurtulmak.

 

Lover of art : Sanat aşığı.

Faculty of arts : Edebiyat fakültesi. Edebiyat bilimyurdu.

Make hard work of : Olduğundan zor görmek. Gözünde büyütmek.

Bachelor of arts : Edebiyat bilimyurdu mezunu. Edebiyat fakültesi diploması. (sosyal bilimler) lisans derecesi. Edebiyat fakültesi mezunu.

Bachelor of arts degree : Edebiyat fakültesi diploması. Edebiyat bilimyurdu diploması.

İngilizce Work of art Türkçe anlamı, Work of art eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Work of art ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Consequence : Önem. Sonuç. Önemli sonuç. Akıbet. Netice. Ehemmiyet. Semere. Serencam.

Opus : Kitap. Opera.

Artwork : Çizim.

Artefact : Yapaylık. İnsan eliyle yapılmış şey. Yapay olgu. İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan yapımı. Yapı. İnsan eliyle yapılan şey. Yapay doku. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri.

Work : Çabalamak. Mayalanmak. İşlemek. Etkili olmak. İşletmek. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Çalıştırmak. Mekanikte, bir noktaya etkiyen kuvvetin büyüklüğü, noktanın aldığı yolun uzunluğu ve kuvvet yönü ile yol doğrultusu arasında kalan açının kosinüsü çarpımlarıyla belirlenen erke . termodinamikte, bir dizgeyle çevresi arasında, ısı türü dışında oylumsal, elektriksel, yüzeysel her tür erke alışverişinin ortak adı. Çalışma.

Masterpiece : Harika. Başyapıt. Başyapıt mat paspas. Baş yapıt.

Compositions : Anlaşma. Tertip. Yapı. Bileştirme. Nitelik. Bileşim. Kompozisyon. Derleme. Eserdeki düzeltme.

 

Efforts : Mesai. Uğraşma. Çabalama. Deneme. Gayret. Girişim. Başarı. Çaba.

Magnum opus : Bir şaheser. Başyapıt. En büyük eser.

Work of art synonyms : artistic production, composition, opuses, art works, achievement, masterwork, productions, masterworks, creation, artworks, handiwork, oeuvre, babies, production, ghosts, art, masterpieces, artifact, set pieces, creations, monument, set piece, ghost, effort, consequences.