Workday türkçesi Workday nedir

Workday ile ilgili cümleler

English: What time do you get up on workdays?
Turkish: İş günlerinde saat kaçta kalkıyorsun.

English: One of the employees' habits is to gather in some bar or restaurant at the end of the workday to get drunk and forget their miserable life until the next day.
Turkish: Çalışanların alışkanlıklarından biri sarhoş olmak ve ertesi güne kadar sefil hayatlarını unutmak için iş gününün sonunda bir barda ya da restoranda toplanmaktır.

English: How many workdays are there this month?
Turkish: Bu ay kaç tane iş günü var.

Workday ingilizcede ne demek, Workday nerede nasıl kullanılır?

Workdays : İş günü. İşgünü. Hafta içi. Hafta günü. Çalışma günü. Adi gün.

Work a buttonhole : İliğin kenarlarını dikmek.

Work a miracle : Mucize gerçekleştirmek. Bir mucize yaratmak. Mucizevi bir şeye neden olmak. Keramette bulunmak.

Work accident : Çalışırken ortaya çıkan kaza. İş kazası. İşyerinde meydana gelen kaza.

Work against : -e karşı hareket etmek. -e karşı çalışmak. Aleyhine çalışmak. -in ayağına çalışmak. Engellemek. Zararına çalışmak.

Work at : İçin çaba göstermek. Bir şey için emek harcamak.

Work at high pressure : Son süratle çalışmak. Hummalı bir şekilde çalışmak.

 

Work at peak capacity : Tam kapasiteyle çalışmak.

Work around to : Yavaş yavaş gelmek. Yavaş yavaş yaklaşmak. Dönüp dolaşıp aynı konuya getirmek (söz).

Work breakdown structure : İş döküm ağacı. İş dökümü yapısı. İş ayrışım yapısı.

İngilizce Workday Türkçe anlamı, Workday eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Workday ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shift : Değiştirme. Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. Vardiya. Geçirmek (bir yerden başka bir yere). Kaçamak cevap vermek. Tıkınmak. Değişmek. Yönü değişmek (rüzgarın). Ötelemek. Çözüm.

Daytime : Gündüz. Gün.

Labour day : İşçi bayramı. Emeğin ve çalışan insanların onuruna kanada ve abd'de her yıl eylül ayının birinci pazartesi günü kutlanan ulusal bayram. Çalışan insanların onuruna belirli ülkelerce 1 mayıs'ta kutlanan ulusal bayram. İşçi günü.

Man hour : Adam saat. Adam-saat. Bir insanın bir saatlik çalışması. Bir sögenlik çalışma. İş saati. Bir saatlik çalışma. Kişi-saat.

Feria : Haftanın günü. Koruyucu aziz onuruna düzenlenen yerel festival (ispanya veya ispanyolca konuşulan ülkelerde). Festival günü olmayan haftanın her günü (roma katolik kilisesi).

Day : Gündüz. Gün. Zaman. Çağ. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Devir. Dönem. Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Gündüzlü (öğrenci). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

 

Daytimes : Gün. Gündüz.

Weekday : Haftanın günü. Bayağı gün. Cumartesi ve pazar dışında herhangi bir gün. Hafta arası günler. Hafta içindeki gün. Hafta arasındaki gün.

Workday synonyms : duty period, person hour, work day, work shift, workingday, week day, workdays, working days, working day, labor day, weekdays.

Workday zıt anlamlı kelimeler, Workday kelime anlamı

Rest day : Dem alış günü. İzin günü. Tatil günü. İstirahat günü.

Workday ingilizce tanımı, definition of Workday

Workday kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A day on which work is performed, as distinguished from Sunday, festivals, etc., a working day.