Work at high pressure türkçesi Work at high pressure nedir

  • Hummalı bir şekilde çalışmak.
  • Son süratle çalışmak.

Work at high pressure ingilizcede ne demek, Work at high pressure nerede nasıl kullanılır?

Work : İşe yaramak. Koparmak (para). Çalışmak. Yapıt. Beden ya da kafa gücüyle yapılan şey. çalışma, emek. yapılacak ya da yapılan şey, uğraşı, görev. meslek. İşletmek. Çalışma. Görev. Başarılı olmak. Oynatmak.

At : Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Üzerinde. Nezdinde. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Üzere. E. Da. A. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Ye.

High : Öfkelenmek. Yüksek yer. Pikap. Uçma. Kabarmak. Yüksek. Zirve. Necip. Rekor. Büyük vites.

Pressure : Ezme. Çatmadan "doğru dürtüş"e geçmek için, karşı namlunun esnek bölümünü apansız bastırma ya da yana itme. Baskı yapmak. Baskılamak. Tazyik. Baskı yapmak (birine). Sıkıştırmak (bir kimseyi). Baskı (manevi). Bir yüzeyin birim alanına uygulanan kuvvet. Zorlamak.

At high pressure : Son süratle. Stersin en yoğun olduğu zaman. Harcanılan çabanın çok büyük olduğunda.

Belt or area af high pressure : Yüksek basınç bölgesi. Üzerindeki hava basıncı çevresine göre yüksek ve genellikle 1015 milibardan çok olan bölge.

Work at pricerates : Parça başına işçilik. İşçiye birim başına belli bir ücretin ödenmesi yöntemi.

Work at peak capacity : Tam kapasiteyle çalışmak.

Work at : İçin çaba göstermek. Bir şey için emek harcamak.