At high pressure türkçesi At high pressure nedir

  • Stersin en yoğun olduğu zaman.
  • Son süratle.
  • Harcanılan çabanın çok büyük olduğunda.

At high pressure ingilizcede ne demek, At high pressure nerede nasıl kullanılır?

At : Bir yeri belirtmek için kullanılır. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. A. Üzerinde. Nezdinde. Bir iş veya hareketten bahsederken kullanılır. Üzere. E. Bir hareketin hedefini gösterir. Da.

High : Pikap. Yüksek. Yüksek basınçlı bölge. Yüksek yer. Kabarmak. Rekor. Öfkelenmek. Direnmek. Lise.

Pressure : Darlık. Zorlama. Sıkıntı. Bir yüzeyin birim alanına uygulanan kuvvet. Coğrafya, fizik, kimya, eskrim, madencilik alanlarında kullanılır. Birim alan başına dik olarak düşen kuvvet. Basma. Baskı (manevi). Basınç. Ezme.

Work at high pressure : Hummalı bir şekilde çalışmak. Son süratle çalışmak.

At high noon : Tam öğle zamanı.

Belt or area af high pressure : Üzerindeki hava basıncı çevresine göre yüksek ve genellikle 1015 milibardan çok olan bölge. Yüksek basınç bölgesi.

High pressure area : Atmosferinkinden daha yüksek basıncı olan alan. Yüksek basınç alanı.

High pressure steam heating : Buhar basıncının 0.5 kg/cm2 den yüksek olduğu ısıtma döşemi. Yüksek basınçlı buharlı döşem.

Subtropical high pressure : Dönencealtı yüksek basınç. Dönenceler dolayında yer alan, güneşin görünürde devinimine uyarak kuzey-güney doğrultuda az çok yer değiştirirse de, sürekliliğini yitirmeyen basınç. Subtropikal yüksek basınç.

 

High pressure hot water : Kızgın su. Kaynar su. Yüksek basınçlı sıcak su. Yüksek basınçlı kaynar su.

İngilizce At high pressure Türkçe anlamı, At high pressure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At high pressure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

At full speed : Tam yol alarak. Doludizgin. Olanca hızıyla. Alabildiğine. Alabildiğine koşarak. Dörtnala. Dolu dizgin. Son hızla. Son sürat.

Full steam : Bütün hızla.

At full tilt : Tam gaz. Son sürat. Bütün hızıyla. Son hızla. Tüm hızıyla.

Like a house afire : Ballı börekli (olmak). Son sürat. Gül gibi (geçinmek).