At full speed türkçesi At full speed nedir

At full speed ile ilgili cümleler

English: We saw a patrol car running at full speed.
Turkish: Dolu giden bir tanker gördük.

English: He took off at full speed without saying where he was going.
Turkish: Bulunduğu yerden hiçbir şey demeden hızlıca ayrıldı.

English: He was driving the car at full speed.
Turkish: Arabayı tam hızda sürüyordu.

English: He ran at full speed.
Turkish: O tam hızda koştu.

English: He drove his sport car at full speed.
Turkish: Spor arabasını tam hızda sürdü.

At full speed ingilizcede ne demek, At full speed nerede nasıl kullanılır?

At : Üzerinde. Nezdinde. E. Bir hareketin hedefini gösterir. Bir zamanı belirtmek için kullanılır. A. Ya. Ye. Bir yeri belirtmek için kullanılır. Yanında.

Full : Öz. Tok. Tam. Çırpmak. Komple. Yıkayıp büzmek. Doluluk. Kalın. Dolu şey.

Speed : Yolcu etmek. Hız sınırını aşmak. Türlü donanım birimlerinin, birim zamanda gerçekleştirdikleri işlem sayısı, örn. 1500 satır/ dakika yazıcı hızı, 1100 kart/dakika okuyucu hızı. İvinti. Hızla gitmek. Yön belirtmeden verilen, birim zamanda alınan yol niceliği. Vites. Süratle gitmek. Amfetamin. Hız vermek.

 

At full blast : Tüm enerjisi ve kuvvetiyle. Son seste. Son ses. Son sürat. Tam gazla. Maksimum hızla. Tam kapasiteyle.

At full cock : Tam kurulu (silah). Tetikte. Ateşe hazır. Tam kurulu silah.

At full steam : Son hızla. Bütün hızıyla. Büyük bir. Tüm hızıyla. Tam gaz. Tam hızla.

At full length : Ayrıntılarıyla. Ayrıntılı olarak. Nihayet. Tafsilatıyla. En sonunda. Boylu boyunca. Bütünüyle.

At full pelt : Tam süratle. Tüm hızıyla. Bütün hızıyla. Olanca hızıyla. Tam gaz.

At full fling : Son hızda.

At full lick : Çok çabuk. Son hızla. Bütün hızıyla.

İngilizce At full speed Türkçe anlamı, At full speed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak At full speed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flat out : Yorgun olarak. Dosdoğru ve bütünüyle. Çok çabuk. Doğrudan doğruya. Tam gaz. Azami hızla. Büyük hızla. Adamakıllı. Bitap durumda.

Hammer and tongs : Var kuvvetle.

Tantivy : Dörtnala gitme. Acele. Hızla. Acele gitme. Hızlı. Av narası. Alelacele.

To the utmost : Son dereceye kadar. Azami derecede. Son derece. Sonuna kadar. Mümkün olduğunca.

At full throttle : Tam gaz. Mümkün olduğu kadar hızlı.

Wide : Vasi. Engin. Açık. Geniş. Geniş bir alanı kaplayan. Tamamen. Ferah. Ardına kadar. Adamakıllı.

With a vengeance : Şiddetli bir halde. Büyük bir şiddetle. Şiddetle. Alabildiğince. Ziyadesiyle. Adamakıllı. Aşırı derecede. Son derecede. Son derece.

All out : Şaşırmış. Toptan. Yanılmış. Elinden geleni yaparak. Gücünün tamamını kullanarak. Yorgun. Bitkin. Tüm gücünü kullanan. Tam.

At full speed synonyms : all out and out, at a gallop, at high pressure, like greased lightning, like a house afire, at full lick, very fast, at a rate of knots, at full stretch, at a rattling pace, swiftly, at full gallop, in full career, at full blast, at full pelt, full steam, at full steam, full speed, at top speed, at full tilt.