Worth doing türkçesi Worth doing nedir

  • Yapılmaya değer.
  • Yapmaya değer.

Worth doing ile ilgili cümleler

English: If a job's worth doing, it's worth doing well.
Turkish: Bir iş yapmaya değerse, o iyi yapmaya değer.

English: Ali knows that it's not worth doing.
Turkish: Ali bunun yapmaya değmediğini biliyor.

English: If a thing is worth doing it is worth doing badly.
Turkish: Eğer bir şey yapmaya değiyorsa, kötü olarak yapmaya değer.

English: Anything worth doing is worth doing well.
Turkish: Yapmaya değer bir şey iyi yapmaya değer.

English: I finally found something worth doing.
Turkish: Sonunda yapmaya değer bir şey buldum.

Worth doing ingilizcede ne demek, Worth doing nerede nasıl kullanılır?

Worth : Kadir. Kıymeti pek az. Değer. Değerli şey. Servet. Çap. Bedel. Değerli. Eder. Kıymet.

Doing : Sıkı çalışma. Meydana getirme. Birisinin yaptığı iş. Zımbırtı. Şey. Yapma. İcra. Yapılan iş. İş. Faaliyet.

Worth a fortune : Satın alınamaz. Fiyatsız. Çok kıymetli altın veya para ile ölçülemez. Servet değerinde. Türünün tek örneği. Çok değerli.

Worth a million : Çok pahalı. Çok kıymetli. Bir milyon değerinde. Çok değerli.

Worth a penny : Beş paralık.

Worth considering : Dikkate almaya değer.

İngilizce Worth doing Türkçe anlamı, Worth doing eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Worth doing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rewarding : Değerli. Faydalı. Denemeye değer. Taltif. Karlı. Ödüllendirici. Ümit verici. Tatminkar. İleriye yönelik.

Compensating : Hakkını veren. Dengeleme. Telafi edici. Karşılığını veren. Dengeleyici. Tazmin edici.

Worthwhile : Zaman harcamaya değer. Harcanan emeğe değer. Dişe dokunur. Zamana değer. Sıkıntıya girmeye değer. Değer. Faydalı. Yararlı. Zahmete değer.

Expediential : Kazançlı. Karlı. Avantajlı. Uğraşmaya değer. Yarar veya amaca erişmek için çareye başvurarak. Yararlı. Zahmete değer. Faydalı.