Worthwhile türkçesi Worthwhile nedir
- Zahmete değer.
- Zamana değer.
- Dişe dokunur.
- Harcanan emeğe değer.
- Yararlı.
- Faydalı.
- Zaman harcamaya değer.
- Değer.
- Değerli.
- Yapmaya değer.
- Sıkıntıya girmeye değer.
Worthwhile ile ilgili cümleler
English: I don't think it worthwhile doing such a thing.
Turkish: Böyle bir şey yapmanın zaman harcamaya değeceğini sanmıyorum.
English: It is worthwhile considering what it is that makes people happy.
Turkish: İnsanları mutlu eden şeyin ne olduğunu düşünmeye değer.
English: It is worthwhile learning Spanish.
Turkish: İspanyolca öğrenmeye değer.
English: It is worthwhile to read this book.
Turkish: Bu kitap okumaya değer.
English: It is worthwhile to read the book.
Turkish: Kitap okumaya değer.
Worthwhile ingilizcede ne demek, Worthwhile nerede nasıl kullanılır?
Worthwhileness : Çalışmaya (veya zaman, paraya vs) değer olma durumu. Karlılık. Yararlılık. Faydalılık. Sıkıntıya değme.
İngilizce Worthwhile Türkçe anlamı, Worthwhile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Worthwhile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Precious : Seviyeli. Büyük. Nadide. Aşırı. Çok. Yapmacıklı. Ender. Aşırı ince.
Constructive : Müspet. Yaratıcı. Yapıcı. Yardımcı. Konstrüktif. Dolaylı. İnşaatla ilgili. Hukuken varsayılan. Olumlu. Geliştirici.
Asset : Kıymetli şey. Mülk. Değerli nitelik. Aktif. Kazanç. Değerli bir nitelik. Beceri. Servet. Gerçek veya tüzel bir kişinin sahip olduğu maddi değer taşıyan mal ya da gayri maddi haklar. krş. sabit varlıklar, cari varlıklar, reel varlıklar, mali varlık, vadeye göre varlıklar bk. aktif 1.
Costliest : Pahalıya mal olan. Maliyetli. Çok pahalı. Kazık. Pahalı. Mükellef. Masraflı. Lüks. Kıymetli.
Expediential : Avantajlı. Yarar veya amaca erişmek için çareye başvurarak. Uğraşmaya değer. Karlı. Kazançlı.
Advantageous : Üstün. İstifadeli. Avantajlı. Üstünlük sağlayan. Karlı. Hayırlı. Menfaatli.
Contributing : Katılma. Katkıda bulunan. Destekleyen. Yardım eden. Neden olan. Yardımcı.
Meaning : Niyetli. Kasıtlı. Meal. Amaç. Önem. Bir simge, kavram ya da bir ölçümün belli bir dizgeye göre taşıdığı içlem ya da içerim. Gaye. Anlamlı. Mana.
Benign : Halim selim. Yumuşak (hava). Bereketli (toprak). Mülayim. İyicil (tümör). İyicil. İyi huylu. Selim. Sevecen.
Costliness : Lüks. Pahalıya malolma. Yüksek fiyatlılık. Zenginlik. Paha. İhtişam. Pahalılık.
Worthwhile synonyms : princely, dears, meritorious, beneficial, compensating, currencies, amounts, costlier, favorable, of service, dear, estimable, able bodied, mise, favourable, account, helpful, prised, profitable, efficacious, dearworth, assistive, premium, dignified, expedient, preciousness, of avail, dignity, rewarding, merit, good, of value, dearness.
Worthwhile zıt anlamlı kelimeler, Worthwhile kelime anlamı
Unworthy : Aşağılık. Yakışmaz. Uygunsuz. Hak etmeyen. Layık olmayan. Alçakça. Değimsiz. Değmez. Değersiz.

Bu kısımda Worthwhile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Worthwhile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Worthwhile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Worthwhile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.