Xanthein türkçesi Xanthein nedir

  • Çiçeklerde bulunan sarı renk parçası (botanik terimi).
  • Sarı çiçek boyası.

Xanthein ingilizcede ne demek, Xanthein nerede nasıl kullanılır?

Xanthelasma : Ksantelazma.

Xanthene : Sarı çiçek boyası. Ksantan.

Allergic exanthema : Antijen olarak etkiyen yemler, ilaçlar, yabancı kan transfüzyonuna karşı duyarlılığın karakteristik belirtisi. Alerjik ekzantem.

Bovine nodular exanthema : Sığırların nodüler egzantemi. Yumrulu deri hastalığı.

Coital exanthema : Koyital egzantem. Koyital ekzantem. Durin. Sığırların bulaşıcı rinotrakeitisi.

Vesicular exanthema : Domuzların akut, ateşli, burunda, ağızda, vücudun kılsız bölgelerinde ve ayaklarda sıvı içeren kabarıklıkların oluşumlarıyla belirgin bir hastalığı. klinik olarak şap hastalığına, veziküler stomatitise ve domuzların veziküler hastalığına çok benzer. Veziküler egzantem.

Xanthan gum : Ksantan sakızı. Mısır şekerinden elde edilen ve yemeklerde ve kozmetikte dengeleyici ve koyulaştırıcı olarak kullanılan ve suda erime özelliği bulunan bir sakız türü. Ksantan.

Exanthematic : Eksantematik.

Mating exanthema : Çiftleşme egzantemi. Sığırların bulaşıcı püstüler vulvovajinitisi. durin.

Exanthem : Eksantem. Kurdeşen (tıp veya medikal terimi). Ekzantem. Deri isiliği. Deri döküntüsü.

 

İngilizce Xanthein Türkçe anlamı, Xanthein eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Xanthein ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assemblage : Topluluk. Montaj. Toplanma. Toplama. Küme. Meclis. Kalabalık. Toplantı. Bir araya toplanma. Bir araya toplama.

Collection : Para alımı. Tahsil. Tecimsel bir belgitte, bir arıtma belgitinde ya da bir başka ödeme belgitinde yazılı paranın alınması, para alma. İane. Toplanmış yardım. Bir alacak veya borcun ödenmesiyle hesabın kapatılması. (collection) mali ve ticari belgelerin, alınan talimat uyarınca ödenmesinin ve/veya kabulünün sağlanması, ödeme ve/veya kabul karşılığında veya diğer koşullara bağlı olarak belgelerin teslimi için bankalarca işlem yapılması. Toplanan para. Tabaka. Toplama. Yığın.

Temple : İbadethane. Tanrıya tapınılan yapı. Sinagog. Cımbar. Çımbar. Kumaşı tezgahta gergin tutan ağaç. Enine açıcı. Tapınak. Mabet.

Deity : Tanrı. Çoktanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri. acunda varolan her şeyin yaratıcısı ve buyurucusu olduğuna inanılan yüce varlık. İlah. Tanrılık. Tanrısal konum. Tanrıça. Tanrısal varlık. Mabut.

Accumulation : Toplama. Teraküm. Birikinti. Yığılma. Toplanma. İktisat, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Herhangi bir ilaç veya zehirli maddenin değişik nedenlere bağlı olarak bazı organ veya dokularda birikmesi, akümülasyon. Mal ve sermayenin toplanıp çoğalma süreci. tasarrufların yeni yatırımlar şeklinde sermaye stokuna eklenmesi. işletme karının kar payı olarak dağıtılmayıp özkaynağa eklenmesi. Toplumların ekinsel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci. Biriktirme.

 

Xanthene : Ksantan.

Divinity : İlah. Melek. Tanrılık. Kutsallık. İlahe. Teoloji. Mabut. Tanrıça. Tanrıbilim. Tapınılan şey.

Immortal : Ebedi. Baki. Sonsuz. Daim. Kalımlı. Ölmez. Ölümsüz varlık. Ölümsüz.

Aggregation : Küme. Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Toplanma. Sosyete teşkil etmeyen bir türün bireylerinin bir yerde toplanması. Yığışma. Yığışım. Kümelenme. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Toplam olma. Yığın.

God : Tanrı. Cenab-ı hak. İlah. Canan. Mabut. Hak. Allah. Hakim. Put. Tapı.