Xenophile türkçesi Xenophile nedir

  • Yabancı insanları ve kültürler seven kimse.
  • Ksenofil.
  • Yabancı düşkünü.
  • Yabancı düşkünlüğü.

Xenophile ingilizcede ne demek, Xenophile nerede nasıl kullanılır?

Xenophilia : Yabancıları sevme. Yabancı kültürlere ve adetlere ilgi duyma veya gösterme durumu. Yabancı kültür sevgisi veya düşkünlüğü. Yabancı insanlara düşkün olma. Ksenofili. Yabancı veya tuhaf şeyleri sevme veya onlara ilgi duyma. Yabancı şeylere ilgi duyma. Yabancıları sevme durumu.

Xenophilic : Yabancı veya tuhaf şeyleri seven veya onlara ilgi duyan kimse. Yabancı kültür sevgisi veya düşkünlüğüne sahip kimse. Yabancı insanlara düşkün olan kimse. Yabancıları seven. Ksenofil.

Xenophilous : Yabancıları seven şekilde.

Xenophobe : Yabancılara güvenmeyen kimse. Yabancı düşmanı. Zenofob. Yabancı sevmez.

Xenophobes : Yabancılara güvenmeyen kimse. Zenofob. Yabancı düşmanı. Yabancı sevmez.

Xenophobic : Yabancı sevmez. Yabancılardan nefret eden. Yabancı olandan korkan. Yabancı olandan nefret eden. Yabancılardan korkan. Yabancı düşmanlığı güden (yazı, yasa vb). Yabancı düşmanı. Yabancı sevmeyen. Yabancı korkusu ve nefreti sergileyen kimse.

Xenoparasite : Ksenoparazit. Genellikle parazitik olmayan, ancak konak zayıfladığı durumda konakta parazitlenen organizma.

 

Xenophthalmia : Ksenoftalmi. Yabancı madde nedeniyle gözde oluşan iltihap (tıp veya medikal terimi). Gözde yabancı madde nedeniyle oluşan iltihap. Ksenoindükleme. Kseno-indükleme.

Xenopus : Bir tür kurbağa.

Xenophobia : Ksenofobi. Yabancı olandan nefret etme. Yabancı korkusu. Yabacılardan korkma. Yabancılara güvenmeme duygusu. Yabancı olandan korkma. Ksenefobi. Yabancılardan nefret etme. Yabancı düşmanlığı. Yabancı sevmezlik.

İngilizce Xenophile Türkçe anlamı, Xenophile eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Xenophile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Xenophilic : Yabancı insanlara düşkün olan kimse. Yabancı veya tuhaf şeyleri seven veya onlara ilgi duyan kimse. Yabancıları seven. Yabancı kültür sevgisi veya düşkünlüğüne sahip kimse.

Appreciator : Değer bilen. Tahmin edici. Değerlendirme memuru. Değer biçen kimse. Değer biçen.

Haemophile : Hemofili hastası kimse. Hemofil. Hemofilik. Hemofili hastası.

Bleeder : Hemofili hastası. Para sızdıran. Şantajcı. Havalandırma deliği. Akıtma yeri. Boşaltıcı. Geleneksel toplumlarda hastalığı iyileştirmek amacıyla hastadan kan alan kimse. Boşaltma musluğu. Boşaltma vanası.

Sufferer : Çeken kimse. Kurban. Mağdur. Dertli kimse. Hasta. Mustarip olan kimse (bir hastalıktan). Kazazede. Hasar gören. Acı çeken kimse. Hastası olan kimse (bir illetin).

Hemophiliac : Hemofili hastası kimse. Hemofiliyak. Hemofiliden etkilenen hasta hayvan. Hemofili hastası. Hemofilyak. Hemofil.

Haemophiliac : Hemofili hastası. Hemofili hastası kimse. Hemofil. Hemofilyak.

Xenophile synonyms : sick person, diseased person, enophile.