Yükselen ton nedir, Yükselen ton ne demek

Yükselen ton; Dil Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Alçaktan başlayıp derece derece yüksekliği artan hece sesi.

Konuşma sırasında cümlenin yapısına veya duygu ve düşünceye bağlı olarak seslerin titreşimindeki yükselme dolayısıyla hecenin tiz söylenişi: || - Sen? (Sen mi?) - Ha? (Efendim, ne dedin?) ve benzerleri || Karşıtı alçalan ton’dur bk. ton ve tonlama.

Yükselen ton anlamı, tanımı

Yüksel : “Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri

Yükselen : Yükseklere çıkan, yücelen, ilerleyen. Giresun ilinde, Alucra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Sille nahiyesine bağlı bir yer. Sivas şehri, Akçakışla bucağına bağlı bir yer.

Ton : Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. İnsan veya çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. Bin kilogramlık ağırlık birimi. Bir rengin koyuluk veya açıklık derecesi. Ses titreşimlerinin yükselip alçalması, titrem. Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması.

Konuşma sırası : Söz söylerken, gereğine göre yapılan kelime sırası.

Derece derece : Farklı farklı, değişik. Azar azar, yavaş yavaş, tedricen.

 

Alçalan ton : Yüksekliği baştan beri derece derece azalan hece sesi. Söze anlam incelikleri katmak üzere, bir cümlenin titreşim bakımından birbirinden farklı olarak perdelenen hecelerinde, bir hecenin duygu, düşünce ve anlatım biçimine göre alçalan bir titreşim perdesiyle pes olarak söylenişi. Türkçede basit cümlenin son hecesi alçalan tonla biter: Aslında geç bile kaldìm (T. Buğra, Yalnızlar, s. 54). Doktor «böyle düşünmelìyIm» dedi ve uzandı; divandan fırlayıp kalktı, bütün ışıkları yaktı (gös.e., s. 111-2). Birleşik cümlede ana cümlenin tonu alçalan tondur: onlara bakarsanız, doktor bey sanki alınyazıları ile oynuyor (gös.e. s. 164).

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Yükselme : Yükselmek işi, itila. Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi. Terfi. Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması.

Yüksekli : Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.

Titreşim : Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz.

Söyleniş : Söylenme işi. Söyleyiş, telaffuz.

Konuşma : Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.

Tonlama : İfadeye bir fikir, duyuş, heyecan, yumuşaklık, sertlik ayırtısı katmak üzere seslerde meydana getirilen uzatma, perde değişikliği gibi başkalıklar. bk. Anlatımlı tonlama.Tonlama kelimesi, çarpma ton ve sivrili tonanlamına kullanılan SERT TONLAMA (Int.dure ou rude) ve YUMUŞAK TONLAMA (Int.douce) terimlerinde de geçer. Konuşma sırasında, konuşmaya hâkim olan esas tonda çeşitli anlam incelikleri sağlayan değişiklikler; konuşanın önem verdiği veya ayırıcı anlamlar vermek istediği kelimelerde başvurduğu değişik ton, kelime ve heceler arasında yükseklik ve yoğunluk bakımından meydana getirdiği farklar: || — Eh, ne diyorsun bakalım? || Orhan şaşaladı: || — Nasıl yani? || — Ne düşünüyorsun dedim? || — Hiiç. || — İyi ya. || Gene gazeteye eğildi. Ama Orhan’ın güldüğünü de görØdü: || — Neye güldün? Gene mi hiç? || Orhan bu sefer daha bir içten güldü: || — Evet. Ama bu sefer sahiden hiç. || — Demek demin yalancıktan hiç idi? || — Öyle (T. Buğra, Dönemeçte, s. 22) ve benzerleri || Yukarıdaki örnekte yer alan hiç kelimelerinde birbirinden farklı tonlamalar vardır.

 

Efendim : Bir sesleniş karşısında "buradayım" anlamında kullanılan bir söz. Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenen bir söz. Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenen bir söz.

Söyleni : Halkın gerçeklik ve doğruluklarını düşünmeden benimsediği, aslında uydurma kişilerle olaylardan kurulu olan, geleneksel anlatı türü. bk. nedenli söylence, karşılığı masal, saga, öykünce.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Tasa, kaygı, sıkıntı. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Efendi : Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

Diğer dillerde Yükselen ton anlamı nedir?

İngilizce'de Yükselen ton ne demek ? : high tone

Fransızca'da Yükselen ton nedir ? : ton ascendant ou montant