Yüksel nedir, Yüksel ne demek

Yüksel; İsim, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Yüksel isminin anlamı, Yüksel ne demek:

“Yükseklere çık, yücel, başarı kazan, ilerle” anlamında kullanılan bir isim”. Yüksel ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Afyon kenti, Dinar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Yüksel ile ilgili Cümleler

  • Ali sesini yükseltmedi.
  • Borsa bazen yükselir, bazen düşer.
  • “Çardaktan kocasının sesini yükselterek söylediğini duyan kadın, kahve takımlarını alıp çıktı.”
  • “Kocasının hiddetten tansiyonu yükseldi.”
  • Vergileri yükseltmek bu zamanda böyle iyi bir fikir olmayabilir.
  • Konut fiyatları yükselmiş.
  • Aslında deniz bu yüzyılın başlangıcından beri on santimetre yükseldi bile.
  • Maliyetler yükselmeye devam etti.
  • Pasifik'teki düşük rakımlı bazı ada ülkelerinin, deniz seviyesinin küresel ısınma sonucu yükselmesiyle yok olmasından korkuluyor.
  • Gelecek ay fiyatlarımı yüzde üç yükselteceğim.
  • Fiyatların yükseleceği kesin.
  • Yüksel ve parla.
  • Yükselmiş kiralar için kısmen şiddetli konut sıkıntısı suçlanacaktır.
  • Zaten fiyatlar yükselmeye başladı.

Yüksel ile ilgili Atasözü veya Deyim

ateşi çıkmak (veya yükselmek) : hasta vücut ısısı olağandan çok artmak.

 

çıtayı yükseltmek : hedefi yüksek belirlemek.

sesini yükseltmek : yüksek, öfkeli bir sesle söylemek.

tansiyonu çıkmak (veya fırlamak veya yükselmek) : kan basıncı aniden yükselmek.

tansiyonu yükseltmek : gerilimi arttırmak.

Yüksel kısaca anlamı, tanımı

Anotsal yükseltgenme : [Bakınız: anotlama]

Ara yinelenim yükselteci : Ses ve resim ara yinelenimlerinin yükseltilmesini sağlayan yükselteç.

Bahar yükselmesi olgusu : Bahar aylarında özellikle Trichostrongylidae ailesinde bulunan kimi türlerle enfekte dişi cinsiyette olan konakların doğum sonrasında süt hormonunun seviyesinin artmasına bağlı olarak dişi nematodların yumurta üretme kapasitelerinin artması olayı.

Bileşik yükselteç : Hoparlörüyle aynı kutu içerisinde konumlandırılan yükselteç türü.

Çıkanın yükselteci : Çıktısı, iki girdi çıkarımının bir işlevi olan yükselteç.

Çok ağır yükselme : Deniz yüzünün kıyılara göre bağıl yükselmesi.

Eğimli yükselti : Genellikle sahne yukarısından seyirciye doğru ya da bir yandan öbür yana doğru alçalan, ancak en alçak noktasında sıfırlamayan yükselti.

Eksen yükselmesi : Bir kemer ekseninin yükselmiş olan kesimleri.

Gerilim yükseltici : Dönüştürgecin, akımı daha yüksek gerilime çeviren çeşidi.

Güç yükselteci : Elektriksel iletişimde, çizgisel olmayan bir, etki ile istenen bir güç çıktısı vermek üzere tasarlanmış eksiciksel düzenek. Ön yükselteç devresinden gelen sinyalleri hoparlörlerden duyulabilecek şekilde kuvvetlendiren devre.

İşitsel yükselteç : Algıç çevriminin işitsel sıklıktaki çıktısının gücünü yükselten düzenek.

İşlevsel yükselteç : Potansiyel, akım, direnç gibi cihaz çıktılarının kesin ölçümünü ve matematiksel işleri yapmak için bir elektronik cihaz.

 

İt çek yükselteç : Birinin kafesi artı yüklü iken ötekininki eksi yüklü olacak biçimde bağlanmış üç-üşekli iki eksicik borusunun oluşturduğu yükselteç türü.

Kaynama noktası yükselimi : Yabancı özdeciklerin katılmasıyla, arı bir sıvının kaynama noktasının daha yüksek sıcaklığa ağması. Bir çözücünün kaynama noktasının, uçucu olmayan bir çözünenini özdeciksel yoğunlaşımı ölçüsünde yükselimi.

Kaynama noktası yükselmesi : Bir sıvı içinde bir maddenin çözünmesiyle sıvının kaynama noktasının yükselmesi.

Kaynama noktasını yükseltme : Sıvılara çözünen maddeler eklenerek kaynama noktasının yükseltilmesi işlemi.

Ön yükselteç : Zayıf sinyalleri güç kuvvetlendiricisinin çalışma seviyesine kadar yükselten devre.

Resim ara yinelenim yükselteci : Almaçta resim ve ses imleri ayrıldıktan sonra, resim ara yinelenimini güçlendiren yükselteç.

Resim yükselteci : Alıcıdan çıkan resim imlerini güçlendiren yükselteç.

Ses ara yinelenim yükselteci : Almaçta, resim ve ses imleri ayrıldıktan sonra, ses ara yinelenimini güçlendiren yükselteç.

Ses yükselteci : İşitilir sıklıkta sesleri güçlendirmek içim kullanılan aygıt. [Bakınız: yükselteç].

Taklitli yükselteç : Çokça bilinen ve beğenilen yükselteçlerin tonlarını dijital sinyaller yardımıyla taklit eden yükselteç.

Tekerlekli yükselti : Tekerlekler üzerinde bir yerden başka bir yere götürülebilen yükselti.

Telsiz sıklıkları yükselteci : Radyo sıklığındaki elektriksel titreşimleri güçlendiren aygıt.

Vinçle yükselme : Vince yerleştirilmiş alıcının vinç koluyla yukarıya doğru devindirilmesi.

Yükselebilme : Yükselebilmek işi.

Yükselebilmek : Yükselme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yükselen : Yükseklere çıkan, yücelen, ilerleyen. Giresun ilinde, Alucra ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Konya ili, Sille nahiyesine bağlı bir yer. Sivas şehri, Akçakışla bucağına bağlı bir yer.

Yükselen ikiz ünlü : Birinci ögelerinde ikincilere bakarak daha dar ve süreksiz ünlü bulunan ikiz ünlü türü: ie, ia, io, üo, uo gibi. Karşıtı alçalan ikiz ünlü’dür. bk. ikiz ünlü.

Yükselen kerteleme : [Bakınız: kerteleme].

Yükselen keskin vurgu : Sesi belirtmek üzere alçaktan başlayıp yükselen vurgu.

Yükselen piyasalar : Ortalama potansiyel büyüme hızının üzerinde büyüyen ve göreli olarak düşük kişi başına gelire sahip olan az gelişmiş ülkeler. Yerleşik piyasalardan daha yüksek getiri, risk ve dalgalanmaların olduğu gelişmekte olan ülkelerin mali piyasaları.

Yükselen ton : Alçaktan başlayıp derece derece yüksekliği artan hece sesi. Konuşma sırasında cümlenin yapısına veya duygu ve düşünceye bağlı olarak seslerin titreşimindeki yükselme dolayısıyla hecenin tiz söylenişi: || - Sen? (Sen mi?) - Ha? (Efendim, ne dedin?) ve benzerleri || Karşıtı alçalan ton’dur bk. ton ve tonlama.

Yükselen vurgu : Alçaktan başlayıp yeğinliği sonradan yükselen vurgu.

Yükselip alçalan vurgu : Yeğinliği azken çoğalıp sonra tekrar azalan vurgu.

Yükselir alçalır sahne : Mekanik olarak parça parça ya da bütün olarak yükselip alçalabilen düzey.

Yükseliverme : Yükselivermek durumu.

Yükselivermek : Çabucak veya ansızın yükselmek.

Yükselköy : Sakarya ili, Karapürçek ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Yükselme simgesi : Yükselmeleri ya da artmaları gösteren simge.

Yükseltebilme : Yükseltebilmek işi.

Yükseltebilmek : Yükseltme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Yükselteç taklidi : Çokça bilinen ve beğenilen yükselteç seslerinin dijital taklidi.

Yükselteç taklitleme : Çokça bilinen ve beğenilen yükselteç seslerinin dijital sinyaller yardımıyla taklit edilmesi.

Yükseltgeme işlemi : Bileşikteki oksijenin veya asidik yapıdaki element veya radikallerin miktarlarının artması işlemi.

Yükseltgeme potansiyeli : Bir yükseltgenme tepkimesinin ölçülen potansiyeli.

Yükseltgen : Kendi kolayca indirgenirken karşısındaki kimyasal özdeği yükseltgeyebilen özdek. [Bakınız: yükseltgen madde]. Yükseltgeme yapan özdek.

Yükseltgen madde : Kendisi kolayca indirgenirken karşısındaki kimyasal maddeyi yükseltgeyen yani indirgenme potansiyeli yüksek olan madde.

Yükseltgenme basamağı : Bir atomun, diğer atomlarla birleşerek moleküller ya da çok atomlu iyonlar oluştururken kaybettiği, kazandığı ya da ortaklaştığı elektron sayısı.

Yükseltgenme değeri : Karbontetra klorür içinde çözünmüş yağ numunesini yükseltgemek için harcanan donar asetik asitte çözünmüş potasyum bikromat miktarını gösteren ve yağlar için belirleyici bir sayı.

Yükseltgenme indirgenme : Kimi özdeciklerin yükseltgenirken, kimilerinin dolayısıyla indirgenmesi olayları, tepkimeleri.

Yükseltgenme potansiyeli : Yükseltgenme şeklinde yazılan bir elektrot tepkimesinin potansiyeli.

Yükseltgenme sayısı : [Bakınız: değerlik]. Kimyasal bir maddedeki elementlerin sahip oldukları + veya - yük miktarını gösteren sayı. Bir yapıda, bağ elektronlarını, daha elektronegatif olan atoma ait kabul ederek hesaplanan yük.

Yükseltgenme tepkimesi : Bir tepkimede, diğer elementin değerlik sayısını azaltmayla birlikte kendi sayısını arttırma olayı. Yükseltgeme olayı ile olan tepkime.

Yükseltgeyici : Yükseltgeme yapıcı özellikte olan.

Yükseltgeyici alaz : Yükseltgeyici özellikteki alaz.

Yükseltgeyici alev : Aşırı hava içeren gaz alevinin dış bölgesine verilen ad.

Yükseltgeyici atmosfer : Yükseltgeyici özellikteki fırın atmosferi.

Yükselti çizgisi : Bir harita üzerinde eşit yükseklikteki noktaları birleştiren eğri çizgiler. Eş yükseklikteki noktalan birleştiren çizgi.

Yükselti haritası : Yükselti eğrilerinden oluşturulan harita.

Yükselti tasar : Türlü noktaların yükseltileri, bu noktaların bir tasarda belirtilen yerlerinin yanına yazılarak düzenlenmiş tasar.

Yükselti üzerinde denge : Bir ayaklık ya da yükselti üzerinde dengelenme biçimi.

Yükseltici gen : Komşu genlerin transkripsiyonunu uyaran veya artıran genomik dizilimler, enhanser gen.

Yükseltilmiş yol : Çevresindeki yollardan ve yapılardan daha yüksekte bulunan yol.

Yükseltim : Bir ses sinyalinin güçlendirilerek hoparlör için hazır hâle getirilmesi süreci.

Yükseltir dönüştüreç : Dalgalı akımın gücüne ilişmeden gerilimini yükselten aygıt.

Yükselttirme : Yükselttirmek işi.

Yükselttirmek : Yükseltme işini yaptırmak.

Yüzey yükseltgenmesi : Bir metal yüzeyinin yükseltgenmesi olayı.

Anten yükselteci : Anten ile alıcı arasında yer alarak elektromanyetik dalgaların genliğini yükselten araç.

Eş yükselti : Yükseklikleri birbirine eşit olan yerler, izohips.

Eş yükselti eğrisi : Eş yükselti noktaları arasında çizilen çizgilerin oluşturduğu eğri, izohips eğrisi.

Yükselim : Dik açıklık.

Yükseliş : Yükselme işi.

Yükselme : Yükselmek işi, itila. Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi. Terfi. Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması.

Yükselmek : Yükseğe çıkmak. Fiyat, çoğalmak. Yüce duruma gelmek, yücelmek. Unvan, rütbe vb. ilerlemek. Artmak. Güçlenmek, şiddetlenmek. Aşaması artmak.

Yükselteç : Alçak veya yüksek frekanslı akımların yararlı etkilerini artırmaya yarayan araç, amplifikatör.

Yükseltgeme : Oksitleme.

Yükseltgemek : Oksitlemek.

Yükseltgenme : Oksitlenme.

Yükseltgenmek : Oksitlenmek.

Yükselti : Tümsek. Bir noktanın deniz yüzeyinden olan yüksekliği, yükseklik, rakım, irtifa.

Yükseltilme : Yükseltilmek işi.

Yükseltilmek : Yükseltme işine konu olmak veya yükseltme işi yapılmak.

Yükseltme : Yükseltmek işi.

Yükseltmek : Yükseğe çıkarmak, yukarı kaldırmak. Güçlendirmek, şiddetlendirmek. Bir sayıyı kendisiyle birkaç kez çarpmak. Yüksek bir düzeye getirmek, geliştirmek. Aşama ve mevki bakımından daha yüksek duruma getirmek. Değerini olduğundan daha çok göstermek.

Diğer dillerde Yükseklik yılgısı anlamı nedir?

İngilizce'de Yükseklik yılgısı ne demek ? : acrophobia