Yalandan nedir, Yalandan ne demek
Yalandan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de zarf olarak kullanılır.
- Gerçek olmayarak, yapmacık bir biçimde, oyun olsun diye, yalancıktan, sureta

- Gösteriş olsun diye, özen göstermeden, önem vermeyerek, üstünkörü.
"Yalandan" ile ilgili cümle örnekleri
- "Tam iki saat yalandan tamirle uğraştım." - A. Gündüz
- "Yalandan bir temizlik yapıverdiler."
Yalandan anlamı, kısaca tanımı:
Yalan : Yalancı kimse. Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır. Uydurma.
Gerçek : Gerçeklik. Yalan olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yapay olmayan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Doğruluk. Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.
Yapmacık : İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.
Biçim : Biçme işi. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil.
Oyun : Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Kumar. Hile, düzen, desise, entrika.
Yalancı : Yalan söylemeyi huy edinmiş olan kimse. Gerçek olmayan, gerçeğe benzetilmiş.
Suret : İslam felsefesinde, varlığın görünen yanı, beş duyu ile algılanan yönü. Yüz, çehre. Biçim, yol, tarz. Görünüş, biçim. Yazı veya resim kopyası, nüsha. Resim, fotoğraf.
Gösteriş : Başkalarını aldatmak, şaşırtmak, korkutmak veya kendini beğendirmek için birinin yaptığı yapay davranış, çalım, alım çalım, kurum. Görkem. Gösterme işi. Göze çarpıcı nitelik, göz alıcılık.
Yalandan içme : Atların sancılarında olduğu üzere hayvanın içme suyuyla sürekli olarak ve âdeta oynarcasına içiyor gibi yapması.
Yalandan ile ilgili Cümleler
- Yalandan yardım isteyen çocuğun hikayesini hiç duydun mu?
- Tom'un yalandan olduğu kadar aptal olmadığından oldukça eminim.
- Yalandan tiksinirim.
- Gerçek bir yalandan daha can sıkıcı olabilir.
- Yalandan tiksinirsin, değil mi?
- Bu, bir yalandan başka bir şey değil.
- Yalandan tiksinirsiniz, değil mi?
- Ali yalandan tiksinir.
- Yalandan tiksinir.
- Marie yalandan tiksinir.
Diğer dillerde Yalandan anlamı nedir?
İngilizce'de Yalandan ne demek? : adj. colorable, faked up
adv. false, under false pretenses
Almanca'da Yalandan : nicht im Ernst; nur zum Schein; oberflächlich
Rusça'da Yalandan : adv. лживо, несерьезно

Bu kısımda Yalandan nedir? Yalandan ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Yalandan tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Yalandan hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.