Yatırı nedir, Yatırı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük.

Eğimli.

Yatırı ile ilgili Cümleler

  • O bir yatırım hesabı açtı.
  • Bu projede kendim için nasıl yatırım yapabilirim?
  • Onların yatırımcılara ihtiyacı var.
  • Yatırımlar her yere yapılmalı ve herkes liyakatine göre belli mevkilere gelebilmeli.
  • Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.
  • Ali Jackson, zengin iş adamı, projeye yatırım yapmayı kabul etti.
  • Yatırım firması, değersiz hisse senedi satın alarak müşterilerini aldattı.
  • Onlardan üçü hastaneye yatırıldı.
  • Ali dün gece hastaneye yatırıldı.
  • Yatırım yaptığımda riski göze aldım.
  • Yatırım şimdi ona % 6 kazanç sağlıyor.
  • Ali on üç gün hastaneye yatırıldı.
  • Tom'u ne zaman yatırırsın?

Yatırı ile ilgili Atasözü veya Deyim

yatırım yapmak : gelir amacıyla bir işe para yatırmak Mecaz anlamı ileride bir çıkar veya kazanç sağlamak için önceden ortam hazırlamak.

Yatırı tanımı, anlamı

Yatı : Gidilen yerde geceyi geçirme

Yatır : Doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan kimsenin mezarı.

Açık uçlu yatırım ortaklığı : Açık uçlu fon etkinliğinde bulunan yatırım ortaklığı.

Akçalı yatırım : Yeni bir anamal malının oluşumuna yol açmayan yatırım (kurulmuş bir fabrika alımı gibi).

 

Altyapı yatırımları : Bir ülkede tarım, sanayi, ticaret gibi iktisadi etkinliklerin gelişebilmesi için gerekli olan ulaştırma, enerji ve iletişim gibi kamu veya özel kesim tarafından yapılan temel yatırımlar.

Avrupa yatırım bankası : Üye ülkelerin dengeli gelişimine yönelik projelere finansman sağlamayı ve üye olmayan ülkelere yönelik işbirliği politikasının hayata geçirilmesine yardımcı olmayı hedefleyen Birlik üyesi devletler tarafından 1958 yılında kurulan ve merkezi Lüksemburg’da olan Avrupa Birliği yatırım bankası.

B tipi yatırım fonu : Portföy içinde hisse senedi içermesi zorunlu olmayan fon.

Beşeri sermaye yatırımı : İşgücünün bilgi, beceri ve yeteneğini artırmaya yönelik yatırımlar.

Boş alan yatırımı : Yatırımcının kendi ülkesi dışında bir ülkede yeni bir tesis kurma biçiminde fiziki sermaye stoğuna yaptığı katkı, diğer bir deyişle sabit sermaye yatırımı biçimindeki bir doğrudan yabancı sermaye yatırımı türü.

Boz alan yatırımı : Kurulu bir tesis ya da firmayı satın alma, birleşme ve taşınır değer borsaları dışında hisse edinimi veya taşınır değer borsalarından en az % 10 hisse oranı ya da aynı oranda oy hakkı sağlayan edinimlerle kurulu bir şirkete ortak olarak firmanın yönetim ve denetim hakkına sahip olma biçimindeki bir doğrudan yabancı sermaye yatırımı türü.

Çok yanlı yatırım garantisi ajansı : Az gelişmiş ülkelerde gerçekleştirilen yabancı sermaye yatırımlarını; millileştirme, siyasal istikrarsızlık, yatırım sözleşmesinin bozulması ve kâr transfer güçlükleri gibi risklere karşı korumak amacıyla 1985 yılında Dünya Bankası grubu içinde kurulan bir örgüt.

 

Denizaşırı yatırım kredi sigortası : Gelişmiş ülke firmalarının denizaşırı yatırımları için yapılan orta ve uzun vadeli dışsatım kredi sigortası.

Devlet yatırım bankası : İktisadi Devlet Teşekkülerinin yatırımları için gerekli kredileri sağlamakla ve özel kuruluş yasasında belirtilen işleri yapmakla görevli olan, özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişiliğe ve özerkliğe sahip, gerek işlev gerekse yapı bakımından Amortisman ve Kredi Sandığı'nın bir devamı niteliğinde 1964 yılında kurulmuş ve 1987 yılında Türkiye İhracat Kredi Bankası’na dönüşen yatırım bankası. karşılığı Amortisman ve Kredi Sandığı, Devlet Yatırım Bankası.

Devlet yatırımları : Genel ve katma bütçeli kuruluşlara ve yöresel yönetimlere, yasa ile kurulmuş döner anamallı kurumlar, yargı yerlerine yürütme ve. batkı örgütlerine ve yasa ile kurulmuş sosyal güvence kurumlarına ilişkin yatırımlar.

Durağan süreli yatırımlar : Belirli bir süre ile ve durağan bir üremle bağımlı yatırım.

Duygu yatırımı : (Ruhsal çözümleme) Kişi, cansız varlık, toplumsal küme ya da bir amaç gibi konular üzerine yatırılan sevgeç ya da ruhsal erke.

Eksi yatırım : Yenileme yatırımının sermaye stokundaki eskime ve aşınma değerinden daha küçük olması durumu.

Emlak yatırım fonları ve ortaklıkları : Emlâk piyasasında yatırım yaparak katılımcılarına getiri sağlayan ortaklık ve fonlar.

Gayrisafi sabit sermaye yatırımı : Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, gerçekleştirilen gayrisafi yatırımdan stok yatırımın çıkarılmasıyla bulunan büyüklük.

Gayrisafi yatırım : Bir ülkede, genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, gerçekleştirilen ve yıpranmaları da içeren yatırımların tümü, diğer bir deyişle gayrisafi sabit sermaye yatırımı ile stok yatırımların toplamı. karşılığı net yatırım. İşletmeler tarafından inşaat, makine-teçhizat harcamaları (konut dışı sabit yatırım, Ikds) ve stoklar için yapılan harcamalar ile hanehalkı tarafından konut inşaatı için yapılan harcamalar (konut sabit yatırımı, Ik) toplamından oluşan, diğer bir değişle sabit yatırım (Ikds+Ik) ile stok yatırımın toplamından oluşan büyüklük.

Haeke usulüyle domuzların yatırılması : Bir ucunda halka bulunan, 4 ilmekle 5 metre uzunluğunda bir iple domuzların ayaklarından bağlanarak yatırılması.

Hayek yatırım etkisi : Kredi genişlemelerinin tüketim malları istemini artırarak tüketim mallarının fiyatlarını yükselteceğini buna bağlı olarak reel ücretlerin düşeceğini ve dolayısıyla tüketim malları kesiminde kârlar yükseleceğinden tüketim malları üretimini artırabilmek için yatırım malları isteminin artacağını ileri süren ve Hayek tarafından ortaya atılan görüş.

İktisadi ve sosyal kalkınma yatırım fonları : Orta Afrika Cumhuriyetine iktisadi yardım için Fransız Parlamentosunun onayıyla 1946 yılında kurulan ve 1959 yılında Yardım ve İşbirliği Fonuna dönüştürülen fon.

İstanbul menkul kıymetler borsası menkul kıymet yatırım ortaklıkları dizini : İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören menkul kıymet yatırım ortaklıklarının hisse senetlerinden oluşan dizin.

Kalkınma ve yatırım bankacılığı : Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerinin bir arada gerçekleştirildiği bankacılık.

Kalkınma ve yatırım bankası : Kalkınma bankacılığı ve yatırım bankacılığı etkinliklerini bir arada gerçekleştiren banka.

Kamu altyapı yatırımları : Kamu kesimi tarafından gerçekleştirilen altyapı yatırımları.

Kamu yatırımı : Kamu kesimi tarafından gerçekleştirilen yatırım.

Kapalı uçlu yatırım ortaklığı : Kapalı uçlu fon etkinliğinde bulunan yatırım ortaklığı.

Kısa süreli yatırım : Geçici olarak kâr sağlamak için yapılan kısa süreli yatırım.

Kolektif yatırım kuruluşu : Yatırım ortaklığı ve yatırım fonundan oluşan ortaklıkların genel adı.

Konusal duygu yatırımı : Genel olarak sevgecin herhangi bir konu üzerinde toplanması, özel olarak da sevgecin cinsel niteliği olmayan başka konulara yönelmesi.

Kurumsal yatırım : Yatırım fonları, yatırım ortaklıkları, sigorta şirketleri, sosyal güvenlik kuruluşları, özel emeklilik fonları, vakıflar, sendikalar gibi kurumlarca yapılan yatırımlar.

Mali yatırım : Paranın mali varlıklara yatırılarak söz konusu varlıkların mülkiyetinin el değiştirmesi. karşılığı mali sermaye.

Marjinal yatırım eğilimi : Milli gelirde ortaya çıkan artışın yatırımlarda yol açtığı artış, diğer bir deyişle yatırımlardaki değişmenin milli gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı.

Net yatırım : Bir ülkede genellikle bir yıl olmak üzere belirli bir dönemde gerçekleştirilen yatırımlardan önceki dönemlerde yapılmış yatırımların yıpranma harcamalarının düşülmesiyle hesaplanan yatırım miktarı. karşılığı gayrisafi yatırım.

Olumsuz yatırım : Aşınan ya da yıpranan özvarlıkların yenilenmemesi ya da yapıkların paraya çevrilmesi nedeniyle anamalın azalması.

Ortalama yatırım eğilimi : Belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelire oranı.

Otonom yatırım : Milli gelirden bağımsız olan, diğer bir deyişle milli gelirdeki değişmelerden etkilenmeyen yatırım harcamaları.

Özel yatırım : Özel kesim tarafından gerçekleştirilen yatırım. Belirli bir iş için gerektikçe ödenmek üzere ayrılıp işletilen para. Bir işletmenin başka varlıklarından fiziksel olarak ya da sayışımla her iki biçimde ayrılmış ve özel kullanımlara bağlanılmış bir ya da bir bölüm varlık.

Özerk yatırım : [Bakınız: otonom yatırım]. Ürem ve ulusal gelir düzeyinin alçalıp yükselmesine bağlı olmayan yatırım.

Para yatırımı : Kazanç sağlamak amacıyla belli bir işe yatırılan para. Parayı işletilmek üzere bir yere koyma, bir işe yatırma.

Planlanan yatırım : Bir ekonomide belirli bir dönemde firmaların yapmayı tasarladıkları yatırım.

Portföy yatırımı : Gerçek veya tüzel kişilerin, üzerinde herhangi bir kontrol veya yönetim hakları olmaksızın, mali varlıklara yaptıkları yatırım. [Bakınız: dolaylı yabancı sermaye yatırımı].

Risk sermayesi yatırım ortaklığı : Kayıtlı sermaye sistemine tabi olarak kurulan ve çıkarılmış sermayelerini esas olarak sermaye ve faiz kazancı elde etmek için risk sermayesi yatırımlarına yönelten halka açık şirket.

Risk sermayesi yatırımı : Risk sermayesi yatırım ortaklığının birincil piyasalarda çıkardığı ve ortaklık ya da alacak hakkı sağlayan sermaye piyasası araçlarına yapılan uzun vadeli yatırım.

Sabit sermaye yatırımı : Bir firma veya ülkenin sermaye stoğuna yaptığı ekleme.

Safi sabit yatırım : Gayrisafi sabit yatırımlardan yıpranmaların düşülmesiyle bulunan yatırım büyüklüğü.

Sosyal sabit sermaye yatırımı : Sosyal sabit sermaye stokuna yapılan ilave.

Stok yatırımı : Firma üretiminin cari satışları aşması durumunda mamul, yarı mamul ve hammadde stoklarındaki birikim. Gayrisafi yurtiçi hasılanın sonul satışları aşması durumunda stoklarda meydana gelen artış.

Su ürünleri yatırımcısı : Su ürünleri girişimcisi.

Süreli yatırım : Belirli bir süre için bankaya verilip o sürenin bitiminden önce çekilemeyen yatırımlar.

Süresiz yatırım : Bankalara sayışım açtırılmak ve istenildiğinde çekilmek koşulu ile yapılan para yatırımı.

Taşınır değerler yatırım fonu : Küçük yatırımcıların tasarruflarını sermaye piyasalarına çekmek ve taşınır değerlerin taşıdığı riskleri dağıtmak amacıyla, katılma belgesi karşılığı toplanan paralarla belge sahipleri adına taşınır değer portföyü işletmek için kurulan fon.

Taşınmaz yatırım fonu : Taşınmazlara yatırım yapılmak suretiyle ortaklarına gelir sağlayan fon.

Taşınmaz yatırım ortaklığı : Taşınmazlara, taşınmaza dayalı proje ve sermaye piyasası araçlarına yatırım yaparak etkinlikte bulunan bir sermaye piyasası kurumu ve özel bir portföy yönetim şirketi.

Temel yatırım : Ödünç verme, ödünç alma ve borçlanma ile ilişkisiz banka yatırımları.

Uluslararası kredi ve yatırım sigortacıları birliği : Dışsatım kredilerinde ve yabancı sermaye yatırımlarda sigorta ilkelerinin uluslararası düzeyde kabulü için çalışmak, üyelerarasında bilgi ve deneyim paylaşımını sağlamak amacıyla 1934 yılında Fransa, İtalya, İspanya ve İngiltere arasında kurulmuş, bugün üye sayısı 43 ülkeden ihracat kredi sigortası yapan 54 kuruluşa ulaşan birlik.

Uluslararası yatırım anlaşmazlıkları çözüm merkezi : Ev sahibi ülkelerle yabancı yatırımcılar arasında çıkabilecek anlaşmazlıkların çözümünde, 1966 yılında kurulan ve Dünya Bankası grubu içinde yeralan merkez. Taraflar sözkonusu merkeze gönüllü olarak başvurmakta ve çıkan sonucu kabul etmek zorundadırlar.

Uluslararası yatırım bankası : Üye ülkelerde uzun ve orta vadeli sermaye gereksinimlerini karşılamak amacıyla Bulgaristan, Küba, Çekoslovakya, Doğu Almanya, Macaristan, Moğolistan, Polonya, Romanya, Sovyetler Birliği ve Vietnam tarafından 1970 yılında kurulan ve 1971 yılında etkinliğe başlayan, 1991 yılında Karşılıklı Ekonomik Yardım Konseyi ile birlikte Uluslararası Ekonomik İşbirliği Örgütü adı altında birleşen uluslararası banka.

Uyarılmış yatırım : Yatırım fonksiyonunda yatırımı belirleyen değişkenlere bağlı olarak değişen yatırım.

Yabancı sermaye yatırımı : Bir ülkede doğrudan yabancı sermaye yatırımı ve dolaylı yabancı sermaye yatırımı biçiminde yapılan yatırım.

Yatırılmamış birikim : Henüz bir yatırıma harcanmamış birikimler.

Yatırılmış anamal : Bir iş yapılmak üzere konulmuş ve ödenmiş anamal.

Yatırılmış pay belgiti : Bir ortaklıktaki örgütsel değişikliği kabul eden ortakların, değişiklik yapılıncaya kadar bir yere yatırdıkları belgitler.

Yatırılmış sermaye : Bir işletmenin net varlıkları.

Yatırım alındısı : Bankaya yapılan yatırım karşılığında verilen alındı.

Yatırım bankacılığı : Şirketlerin çıkardıkları taşınır değerlerin satın alınarak halka satıldığı, tahvillerin anapara ve faizlerinin vadesinde ödeneceğine ilişkin güvence verildiği, fonların müşteriler adına yönetildiği ve yatırım danışmanlığı yapıldığı bankacılık.

Yatırım bankaları : Anamal ve paralarını tecim bankalarının tersine olarak uzun süreli yatırımlara bağlayan kuruluşlar.

Yatırım çoğaltanı : Gelir harcama modelinde, otonom kalemlerden yatırım harcamalarında ortaya çıkan değişmenin reel gayrisafi yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük etkiyi gösteren katsayı.

Yatırım danışmanlığı : Bireysel müşterilerine mali yatırımlarına ilişkin hedeflerini belirlemede yardımcı olan, bu çerçevede ayrıntılı bilgiler içeren raporlar hazırlayarak ve yatırım seçenekleri oluşturarak onları yönlendiren gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan etkinlik.

Yatırım fonksiyonu : Belli bir dönemde yatırım harcamaları ile faiz oranı, reel gayrisafi yurtiçi hasıla, beklentiler gibi değişkenler arasındaki fonksiyonel ilişki.

Yatırım geçingesi : Bir kent yönetiminin, düzentasarda öngörülen gezilik, taşıt durguluğu, kent alanı, açık ve yeşil alan, kamu yapıları gibi gereksinmelerini kapsayan, bunları önem sırasına koyan ve genellikle bir yıldan uzun bir sürede gerçekleştirilebilecek yatırım giderlerini belirten geçinge türü.

Yatırım getirisi : Yatırımdan elde edilen getirinin yatırım maliyetine oranı.

Yatırım gideri : Bir kentin bellibaşlı işlevlerinin gerektirdiği, bir geçinge yılını aşan sürelerde gerçekleştirilebilen, günlük değil uzun süreli gereksinmelere yanıt verebilmek için yapılması gerekli giderler.

Yatırım giderleri : Girişimcinin, işletmesine ilişkin giderleri. Bir iş için gereken parayı ödemeyi yüklenerek verecek olanın, bu konuda gerçekleşecek giderleri.

Yatırım güvencesi : Bir bankaya yatırılan paraların yitirilmesine karşı yapılan güvence.

Yatırım indirimi : İktisadi kalkınmanın hızlandırılması amacıyla ülke genelinde belli bir kesim veya bölgede özel kesim yatırımlarını özendirmek amacıyla özel kesimin yatırım sermayesine devletin belli bir oranda katılması veya yatırım harcamalarının belirli bir oranının vergiye esas kazançlardan istisna edilerek vergi yükünün hafifletilmesi.

Yatırım kredisi : Yatırımları finanse etmek için verilen uzun vadeli krediler.

Yatırım kulübü : Bir grup kişinin düzenli olarak yaptıkları katkılarla ortak mali yatırım yapmak amacıyla bir araya gelmesiyle oluşan birliktelik.

Yatırım maliyetleri : Bir yatırımın yapıldığı dönemde katlanılan tüm maliyetler.

Yatırım ortaklığı : Sermayesini taşınır değerlere yatırarak işleten, hukuki yapılarına göre ayrı ve bağımsız bir tüzel kişilik olarak kurulan kolektif yatırım kuruluşu.

Yatırım planı : Bir ülkenin veya firmanın kısa, orta ve uzun dönemde yapmayı düşündüğü yatırım harcamalarını gösteren plan.

Yatırım politikası : Yatırım kararlarının alınmasında veya yatırım projeleri arasında seçimde, yatırım planı doğrultusunda alınan kararlar bütünü.

Yatırım talep eğrisi : Faiz oranı dışındaki diğer tüm değişkenlerin sabit olduğu varsayımı altında, firmanın yapmayı istediği yatırım harcaması-faiz oranı bileşimlerini gösteren noktaların geometrik yeri, diğer bir deyişle sermayenin marjinal etkenliği eğrisinin negatif eğimli olan kısmı.

Yatırım tasarruf eğrisi : J. Hicks ve A. H. Hansen tarafından geliştirilen YATA-PATA modelinde, tasarrufları yatırımlara eşitleyen yani mal piyasası dengesini sağlayan faiz oranı – gayrisafi yurtiçi hasıla bileşimlerinin geometrik yeri.

Yatırım teşvik belgesi : Bir ülkenin resmi yetkeleri tarafından yatırım projesinin uygun bulunduğuna ilişkin verilen belge.

Yatırım teşviki : Toplam yatırım hacmini artırmak, yatırımların kesimsel veya bölgesel dağılımını değiştirmek, yatırımları belirli ölçek büyüklüğünün üzerinde oluşturmak, yatırımların belirli teknolojilere yönlendirilmesini ve iktisadi ömrünü tamamlamış yatırımların yenilenmesini sağlamak amacıyla hükümetin özel kesime sağlamış olduğu teşvikler.

Yatırımcılar belgesi : Bir ülkeye yatırım yapmak için başvuran kişilere verilen özel belgeler.

Yatırımın faiz esnekliği : Yatırımlardaki oransal bir değişmenin faiz oranındaki oransal değişmeye oranı, diğer bir deyişle faiz oranında ortaya çıkan değişmeye yatırımın duyarlılığını gösteren katsayı.

Yeniden yatırım : Bir yatırımdan elde edilen getirinin tekrar yatırıma yönlendirilmesi.

Ekipman yatırımı : Bir iş için gereken elemanları yetiştirmek, eğitmek için yapılmış olan yatırım.

Ölü yatırım : Ticarette ve sanayide kâr getirmeyen, geleceği veya pazar imkânı bulunmayan yatırım.

Sanayi yatırımı : Sermayesini sanayi alanında değerlendiren iş kolu.

Yatırılma : Yatırılmak işi.

Yatırılmak : Yatırma işi yapılmak.

Yatırım : Yatırma işi. Bir çıkar veya kazanç sağlamak için yapılmış olan davranış. Millî ekonominin veya bir ticaret kuruluşunun üretim ve hizmet gücünü artırıcı nitelikte olan aktif değerlerine yapılmış olan yeni eklemeler, envestisman. Parayı, gelir getirici, taşınır veya taşınmaz bir mala yatırma, mevduat, plasman.

Yatırım bankası : Yatırım finansmanı ve harcamalarını karşılamak üzere kurulan banka.

Yatırım fonu : Tasarruf sahiplerinden katılma belgesi karşılığında toplanan birikimlerden oluşan fonların, sermaye piyasası araçlarında değerlendirilmek üzere bir havuz içerisinde toplanması ve uzmanlar tarafından yönetilmesi temeline dayalı kolektif bir yatırım aracı.

Yatırımcı : Yatırım yapan kimse.

Yatırımcılık : Yatırımcı olma durumu.

Diğer dillerde Yatılılıktan çıkarma anlamı nedir?

Fransızca'da Yatılılıktan çıkarma nedir ? : expulsion du pensionnat