Yermerkezci nedir, Yermerkezci ne demek

Yermerkezci; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Yerin gözlem noktası olarak alınan merkeziyle ilgili, yer özekçil, jeosantrik.
  • Yer merkezcilik yanlısı olan (kimse)

Yermerkezci anlamı, tanımı:

Yerme : Yermek işi, zem.

Yermerkezcilik : Yer yuvarlığını evrenin merkezi sayanların görüşü, yer özekçilik, jeosantrizm.

Gözlem : Bir gök cismini, bir gök olayını çıplak gözle veya bir araç yardımıyla izleyerek görülen değerleri tespit etme işlemi, rasat. Bir nesnenin, olayın veya bir gerçeğin, niteliklerinin bilinmesi amacıyla, dikkatli ve planlı olarak ele alınıp incelenmesi, müşahede. İnceleme sonucu elde edilen değer, müşahede. Bir yazı veya eseri yazmaya başlamadan önce konusuyla ilgili gerekli bilgi, deney, inceleme ve araştırma yapma işi. Çeşitli araç ve gereçlerin yardımıyla olayların sebeplerini bilmek için uygulanan bilimsel yöntem.

Nokta : Nöbetçi bulunan yer. Yer. Orta nokta. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Sınır, derece, radde. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.).

 

Merkez : Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Belirli bir yerin ortası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Polis karakolu.

Özek : Merkez.

Jeosantrik : Yermerkezci.

Merkezcilik : Merkeziyetçilik.

Yanlı : Yandaş.

Yer : Görev, makam. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Durum, konum, vaziyet. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Gezinilen, ayakla basılan taban. Ülke. Önem. İz. Durum, konum. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Yerküre. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân.