Yermerkezcilik nedir, Yermerkezcilik ne demek

  • Yer yuvarlığını evrenin merkezi sayanların görüşü, yer özekçilik, jeosantrizm

Yermerkezcilik hakkında bilgiler

Geosantrizm, geosentrizm veya yermerkezcilik, Yeri (Dünyayı) evrenin merkezi kabul eden görüştür. Kopernik sistemi öncesinde geçerli olan Batlamyus'un sistemi yermerkezci bir sistemdir.

Gerçekdışı olduğu ispantanan bu modele 17. yüzyıla kadar gelişmiş toplumlarda bile inanılmaktaydı. Bunun sebebi dünya yüzeyinde yaşayan canlıların bakış açısından dünyanın sabit, güneş başta olmak üzere tüm gök cisimlerinin ise hareketli görünüşüdür.

Yermerkezcilik tanımı, anlamı:

Evren : Büyük yılan. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos.

Merkez : Belirli bir yerin ortası. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Polis karakolu. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

Görüş : Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Görme işi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept.

 

Yermerkezci : Yerin gözlem noktası olarak alınan merkeziyle ilgili, yer özekçil, jeosantrik. Yer merkezcilik yanlısı olan (kimse).

Yerme : Yermek işi, zem.

Yuvar : Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim. Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genellikle yuvarlak veya oval küçük cisim.

Özek : Merkez.

Jeosantrizm : Yermerkezcilik.

Kabul : Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir yere alınma. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Akseptans.

Sistem : Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Düzen. Model, tip. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem. Dizge.

Gerçek : Doğruluk. Temel, başlıca, asıl. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Gerçeklik. Yapay olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yalan olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat.

Model : Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek. Benzer. Bir özelliği olan nesne veya kişi. Örnek olmaya değer kimse veya şey, örnek, paradigma. Giysi örneklerini içinde toplayan dergi. Manken. Otomobil vb.nde tip. Tasarlanan ürünün tanıtım veya deneme amacıyla üretilen ilk örneği, prototip. Biçim.