Yilmek nedir, Yilmek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir işin, bir şeyin, birinin peşinde koşmak, koşturmak.

Eğilmek, bükülmek.

Kapılmak, uymak.

Yılgınlığa düçar olmak, yılmak.

Teknik terim anlamı:

[Bakınız: yelmek].

Yilmek tanımı, anlamı

Koşturmak : Koşma işini yaptırmak. Çok hızlı koşmak. Çabucak göndermek. Çabalamak, uğraşmak

Koşturma : Koşturmak işi.

Kapılmak : Kapma işine konu olmak. Birine güvenip boş bulunarak aldanmak. Bir kimseye tutulmak, bağlanmak, aşırı sevgi duymak. Sürüklenmek. Bir şeyin veya kimsenin güçlü etkisinde kalmak.

Bükülmek : Bükme işine konu olmak, katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. İplik eğrilmek.

Bükülme : Bükülmek işi.

Eğilmek : Bir yana doğru eğik duruma gelmek. Başkasının baskısını veya egemenliğini benimsemek, kabul etmek. İnsan, bir işi yapmak için belini eğmek. Bir işi önemseyip ele almak.

Kapılma : Kapılmak işi.

Yelmek : Aceleyle, telaşlı bir biçimde koşmak.

Yılgın : Yılmış, korkmuş olan. Morali bozulmuş, çökmüş. Bıkmış, usanmış.

Yılmak : Bir işten gözü korkup vazgeçmek. Bıkmak, usanmak.

Koşmak : Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

 

Eğilme : Eğilmek işi. Yerin manyetik alanında bulunan serbest mıknatıslı bir iğnenin doğrultusu ile yatay düzlem arasındaki açı. Bir doğrunun, bir başka doğruya veya düzleme göre eğik olması.

Uymak : Ölçüleri birbirini tutmak. Uygun düşmek, münasip olmak. Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek. Bağlı kalmak, tabi olmak. Zevke, anlayışa uygun düşmek. Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek.

Yelme : Yelmek işi. Yırtmaçlı zırh.

Yılgı : Fobi.

Düçar : Uğramış, yakalanmış, tutulmuş.

Koşma : Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

Peşin : Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.

Yılma : Yılmak işi.

Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.

 

Diğer dillerde Yilanboyungiller anlamı nedir?

İngilizce'de Yilanboyungiller ne demek ? : darters