Youngers türkçesi Youngers nedir

Youngers ingilizcede ne demek, Youngers nerede nasıl kullanılır?

Younger brother : Küçük kardeş.

Younger generation : Çocuklar. Daha genç kuşak. Yeni nesil.

Younger sister : Küçük kardeş.

Cato the younger : Cato the elder'ın (ihtiyar cato) torununun oğlu. Eski roma cumhuriyeti'nde bir devlet adamı. Genç cato. Marcus porcius cato uticencis (iö 95 - iö 46).

Make younger : Gençleştirmek.

Younger : Genç. Küçük. Daha genç.

Young animals : Yavru. Balak.

Young audience : Genç yaşta çocuklardan oluşan seyirciler. Genç seyirciler kalabalığı. Genç seyirciler.

Young adult : Genç erişkin. Genç yetişkin.

Youngest child : Bir ailedeki en son çocuk. En genç çocuk. Yaşlı ebeveynlerin çocuğu.

İngilizce Youngers Türkçe anlamı, Youngers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Youngers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chalet : Bungalov. Ahşap ev veya bungalov. Ahşap sayfiye evi. Dağ evi. İsviçre dağ evi. Çoban barakası. Küçük köşk. Köşk. Şale. Ahşap yazlık.

In petticoats : Yaşı küçük (bir kız ile ilgili).

Adolescents : Ergenler. Yeniyetme. Delikanlı.

Dinkey : Küçük lokomotif. Ehemmiyetsiz.

Juvenile : Çocuk. Gençliğe ait. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Gençlikte olan, gençliğe ait olan. Jön. Jüvenil. Yavru. Gençlik.

 

Juveniles : Çocuk. Çocuk kitabı.

Cairn terrier : Cairnteriyeri. İskoçya’dan köken alan, 1500'lerden beri bilinen adını iskoç çiftlik ve mezarlıklarının sınırlarını işaretlemek için kullanılan taş yığınlarından alan ve geçmişte bu taş yığınlarının içine saklanan kemirgenleri kaçırmak veya yok etmek için kullanılan, vücudu küçük, sağlam ve sıkı, tüyleri yumuşak alt tüyleriyle bol miktardaki dış tüylerden oluşan, rengi kızıl, kaplan desenli, siyahımsı, kum sarısı ve grinin çeşitli tonları olabilen, hareketli ve korkusuz, uyumu yüksek, avcılık, iz sürme ve bekçi köpekliği yetenekleri de bulunan, günümüzde temel olarak ev hayvanı olarak yetiştirilen köpek ırkı. Teriyer. Kisa bacakli bir teriye türü.

Bantams : Çakşırlı tavuk. İspenç horozu. Bodur tavuk. Ufak tefek. Çin tavuğu. Ufak tefek kabadayı. İspenç.

Ladlers : Delikanlı. Genç erkek. Yarak. Kızan. Dil edinim düzeneği. Erkek çocuk. Sıvı taşıyan bir şey. Garson. Genç adam.

Bitty : Bölüm bölüm. Çok az. Parçalı. Minicik. Parçalardan oluşan. Kısım kısım. Minik.

Youngers synonyms : loungewear, jr., bittier, compact, boxy, younger, saplings, sapling, bittiest, sophomoric, junior, antlike, adolescent, biddies, dinky, child, biddy, juniors, baby, chalets, lad, greenest, little, green, ladler.

Youngers zıt anlamlı kelimeler, Youngers kelime anlamı

Senior : Daha yaşlı. Kıdemli kişi. Son sınıfa ait. Son sınıfa ilişkin. Yaşça büyük. Yaşlı. Son sınıfla ilgili. Kıdemli kimse. Yaşça büyük kimse. Üst.

 

Adult : Biyoloji, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Reşit. Ergin. Normal olarak seyahat hizmetlerine tam ücret ödemesi gereken kişi. Yetişkin. Oluşmuş, gelişimini tamamlamış. bir böceğin olgun, seksüel olarak etkin, genellikle kanatlı son gelişim evresi. Organizmaların eşeysel olgunluğa erişmiş olması; eşey organlarında eşey hücrelerinin olgunlaşarak çalışmaya başlaması. Erin. Erişkin. Bedensel, ruhsal ve duygusal bakımdan olgunluğa erişmiş olan kimse. yasaların belirttiği belli bir yaşı aşmış olup toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç insan.