Young animals türkçesi Young animals nedir

Young animals ile ilgili cümleler

English: Young animals adapt quickly to a new environment.
Turkish: Genç hayvanlar hızla yeni bir çevreye uyum sağlarlar.

Young animals ingilizcede ne demek, Young animals nerede nasıl kullanılır?

Young : Küçük. (hayvan) yavru. Genç. Yeni. Taze. Gençlik. Yavru. Gençler. Hayvan yavrusu. Döl.

Animals : Hayvan. Hayvanlarda paraziter genital sistem hastalıkları. Canlı varlıklardan, bitkilerden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudun içinde sindirebilenleri kapsayan, ökaryot canlılar. modern sınıflandırmanın dördüncü alemi. Hayvanlar alemi. Hayvanlarda kan paraziti hastalıkları. Hayvanat. Toxoplasma gondii, neospora caninum (hammondia heydorni) ve tritrichomonas foetus gibi paraziter protozoonların oldukça büyük ekonomik kayıplara neden olan genital kanal enfeksiyonları. Hayvanlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ya tek başına kanda veya hem kanda hem de dokulara yerleşen kan protozoonlarının neden olduğu (babesiozis, tripanosomiozis, theileriozis, leishmaniozis vb.) hastalıklar.

Young adult : Genç yetişkin. Genç erişkin.

Young ambition : Gençlik hevesi.

Young and old : Her yaştan insan. Herkes. Gençler ve yaşlılar. Yediden yetmişe herkes. Genç yaşlı.

 

Young animal : Yavru. Balak.

İngilizce Young animals Türkçe anlamı, Young animals eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Young animals ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Baby : Bala. Her ihtiyacını karşılamak. Çocuk. Henüz süt emme çağında bulunan çocuk; genellikle bir yaşından daha küçük olan çocuğa verilen ad. Şımartmak. Bebeksi. Bebek muamelesi yapmak. Aşırı bir özenle bakmak. Hayvan yavrusu.

Childing : Evlat. Bala. Tam tarifeye tabi olmayan yaşça küçük kişi. Ürün. Seyahatte. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Soy bakımından oğul veya kız. Tıfıl. Mecazi anlamda.

Cub : Aslan. Yontulmamış genç. Terbiyesiz genç. Hayvan yavrusu. Enik. Vahşi hayvan yavrusu. Yavrukurt. Yavru ayı veya aslan veya kaplan veya tilki. Acemi.

Cracker : Kırıcı yuvgu. Çatapat. Kraker. Çok ses çıkararak şaklayan kırbaç. Sistem kırıcı. Kırıcı. Bisküvi. Artist gibi kız. Piliç. Galeta.

Child : Sonuç. Bala. Mecazi anlamda. Ürün. Soy bakımından oğul veya kız. Küçük yaştaki oğlan veya kız. Çaylak. Yetişkinlere yakışmayacak davranışlarda bulunan kimse. Tıfıl. Çocuk.

Babe : Bebek. Bebe. Kız. Fıstık. Piliç (argo terim). Bebeğim.

Offsprings : Ürün. Zürriyet. Çoluk çocuk. Döl. Yavru hayvan. Füru. Evlat. Yavrular. Oğul.

Nestlings : Yerleştirme. Kuş yavrusu. Yavru kuş.

Juvenile : Genç. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Jön. Juvenil. Delikanlı. Çocuk. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırabileceği rol. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Olgunlaşmamış.

Young animals synonyms : young animal, babied, cubs, babying, offspring, babies, the offspring, chick.