Yuhu nedir, Yuhu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Uyku.

Teknik terim anlamı:

Uyku.

Yuhu hakkında bilgiler

Yuhu — (Azerice okunuşu: Yuxu) 1988 yılında Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan SSC'nin Sumgayıt şehrinde kurulmuş bir rock grubu. 1990'da Fransa'dan davet alan grup oraya gitmek için Bakü-İstanbul-Paris uçağına bilet alır ve İstanbul'da onları soyarlar. Bundan sonra parasız ve kimsesiz olan müzisyenler çaresiz İstanbul'da çok ucuz bir barda çalışmaya başlarlar. Sonrakı yıllarda İstanbul'da çeşitli restoranlarda, barlarda ve gazinolarda çalışırlar. Gittikçe ünlenen grup müziklerine Türkiye'de devam etmeye karar verir.

Yuhu anlamı, kısaca tanımı

Yuhu görmeyh : Düş görmek

Yuhuculuh : Uykuculuk.

Yuhuntu : Telve. Yemek kalıntısı, bulaşık. Bulaşık suyu.

Müzisyen : Müzik eserleri yaratan, besteleyen veya besteleri çalan kimse, müzikçi.

Kimsesiz : Annesi babası, yakını, koruyucusu olmayan (kimse), sahipsiz. Kimsesi olmadan. Boş, ıssız, içinde kimse bulunmayan.

Gittikçe : Zaman ilerledikçe, gitgide, giderek.

İstanbul : Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Restoran : Lokanta.

Kimsesi : Hiç biri.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Azerice : Azerbaycan dili. Bu dille yazılmış olan.

Türkiye : Türkiye Cumhuriyeti’nin yer aldığı ülke. [Bakınız: tûrkiyâ].

 

Çaresiz : Çaresi bulunmayan, onulmaz. İster istemez. Çıkar yol bulamayan bir biçimde. Çare bulamayan, zavallı (kimse), biçare.

Parasız : Parası olmayan. Para verilmeksizin, bedavadan, bedava. Para verilmeden elde edilen, bedava. Yoksul.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Başlar : Meşru olmayan çocuk, piç. Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Gitmek : Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.

Gazino : Yemek yenilen, gösteri izlenen, müzik dinlenen, bazen oyun sergilenen eğlence yeri. Büyük kahvehane ve birahane.

Okunuş : Okunma işi.

Sovyet : 1990 öncesi SSCB'ye özgü, sosyalist toplumun siyasal örgütlenme biçimlerinden biri olan danışma kurulu. 1990 öncesi SSCB halkından olan ve bu halka özgü olan kimse.

Diğer dillerde Yuğ övgüsü anlamı nedir?

Fransızca'da Yuğ övgüsü nedir ? : oraison funèbre