Başlar nedir, Başlar ne demek

Başlar; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir sözcüktür.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Meşru olmayan çocuk, piç.

Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:

Antalya kenti, İbradı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Başlar ile ilgili Cümleler

  • Birçoğu başlar, ancak birkaçı bitirir.
  • Oyun ne zaman başlar?
  • Önümüzdeki yılın başlarında Avustralya'ya gitmeyi planlıyoruz.
  • Hazırlık yarın başlar
  • Başlarken dikkatli olun.
  • Başlarda biraz ürkekti.
  • Bu bitki baharın başlarında çiçek açar.
  • Başlarken en ince ayrıntıya kadar düşünün.
  • Gösteri saat 2.30'da başlar.
  • Akşam yemeği öğleden sonra 06.00'da başlar.
  • "Bugün annem öldü." Albert Camus tarafından yazılan "Yabancı" adlı kitap işte bu şekilde başlar.
  • Kayıt saat 2.30'da başlar.
  • Başlarsak hata saymaya olmaz.

Başlar tanımı, anlamı

Başla : Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut

Başları dikenli solucanlar : Son konakları omurgalılar, ara konakları eklem bacaklılar olan, son konakların sindirim sisteminde yaşayan, sindirim sistemleri bulunmayan, vücut yüzeyinden emilim yoluyla beslenen, heteroseksüel, vücutları praezoma ve metazomadan oluşan ve vücudunun ön kısmında dikenli bir hortumu bulunan canlılar, Akantosefalan, Acanthocephala.

 

Başlarkadı : Zonguldak şehri, Devrek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Bin başlar : Binbaşılar.

Yerleşim : Yerleşme, iskân.

Antalya : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Nahiye : Bucak. Bölge.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Merkez : Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Biçim, tarz. Bir işin öğretildiği yer. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Belirli bir yerin ortası. Polis karakolu. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer.

İbradı : Antalya iline bağlı ilçelerden biri.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Bağlı : Bir bağ ile tutturulmuş olan. Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. Kapatılmış olan, kapalı. Halk inanışına göre, büyü etkisiyle cinsel güçten yoksun edilmiş (erkek). Bir kimseye, bir düşünceye, bir hatıraya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sadık, tutkun. Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. Sınırlanmış, sınırlı.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

 

Meşru : Yasal.

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez).

Çocu : Çocuğu.

Kent : Şehir. Site.

İbra : Aklama, temize çıkarma.

İlçe : Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza.

Olma : Olmak işi.

Diğer dillerde Başlangıç yemi anlamı nedir?

İngilizce'de Başlangıç yemi ne demek ? : starter diet