Yusufcuk nedir, Yusufcuk ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bir çeşit baykuş.

Küçük bir çeşit ev kertenkelesi.

Mandalina.

Yusufcuk hakkında bilgiler

Aeshnidae- Asil Yusufçuklar
Austropetaliidae
Cordulegastridae- Dağ Yusufçukları
Corduliidae- Metalik Yusufçuklar
Gomphidae- Dere Yusufçukları
Libellulidae- Gerçek yusufçuklar
Macromiidae
Neopetaliidae
Türler için metne bakınız. Yusufçuk, odonata takımına ait, kanatlarını dinlenmeleri sırasında yanlara açık olarak yatay tutmalarıyla kızböceklerinden ayrılan bir alt takımdır. Büyük birleşik gözleri, güçlü saydam kanatları, göz alıcı renkleri ve uzunca vücutlarıyla ile tanınırlar. Vücutları kuvvetli yapıda ve hiçbirzaman düz değildir. Hareketleri daha hızlı ve devamlıdır. Bağırsak solunumu yaparlar. Göller ve durgun sularda sıkça bulunurlar. Yusufçuklar genelde sivrisinekler, tatarcıklar, arılar ve kelebekler gibi diğer küçük böcekler ile beslenirler. Çoğu zaman göllerin, akarsuların ve su birikintilerinin olduğu bölgelerde görülürler, çünkü "nemf" diye adlandırılan larvaları suda doğarlar. İnsanları normal şartlarda ısırmaz ya da sokmazlar fakat karınlarndan tutulduğu takdirde kurtulmak için ısırmayı denerler. Sivrisinekler gibi bazı zararlı canlıları yiyerek popülasyonlarını dengede tutmaları bakımından oldukça önemlidirler. Bu nedenle Kuzey Amerika'da birçok yerde yusufçuklar "sivrisinek avcıları" olarak adlandırılırlar.

 

Yusufcuk tanımı, anlamı

Yusuf : İnleyen, ah eden. İnilti. Şanlıurfa şehri, Yardımcı bucağına bağlı bir yerleşim birimi

Sivrisinekler : Pullarla örtülü vücutlarının yarısı boyunda hortumları olan ve sıtmadan başka birçok hastalığı daha bulaştırma yönünden ayrıca önem taşıyan kan emici iplikboynuzlular familyası.

Kızböcekleri : Çeşitli türleri, kimi yaprak solucanların arakonakçısı olarak konumuzu ilgilendiren, kanatları eşit, camsı, uçuşları sürekli ve hızlı, avcı böcekler takımı.

Tatarcıklar : Güvemsi sinekler familyasına giren ve tatarcık türlerini içine alan, kan emici, çok ufak yapıda iplikboynuzlular topluluğu.

Popülasyon : Varlık. Nüfus.

Bakımından : Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

Kelebekler : Pul kanatlılar.

Sivrisinek : Çift kanatlılardan, insan ve memeli hayvanların kanıyla beslenen, birçok türü bulunan ve bir türü sıtma mikrobu aşılayan, sulak, bataklık yerlerde çok üreyen ve bulaşıcı hastalıkları yayan uçucu böcek (Culexpipiens).

Kertenkele : Kertenkelelerden, uzun vücutlu, sivri kuyruklu, çevik, böcekçil, küçük sürüngen hayvan (Lacertus).

Kurtulmak : Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak. Bağını koparıp kaçmak. İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak. Doğurmak. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak.

Sırasında : Gerekince, yerinde ve zamanında.

Birikinti : Bir yerde kendi kendine birikmiş olan şey.

 

Göz alıcı : Güzelliği ile ilgi çeken, alımlı, göze çarpan.

Mandalina : Turunçgillerden, ılıman iklimlerde yetişen ve portakala çok benzeyen bir ağaç (Citrus nobilis). Bu ağacın turuncu renkli, tatlı, kokulu, lezzetli meyvesi.

Alt takım : Bir takım içinde oluşturulan ikinci derecedeki takım.

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Takdirde : ...-dığı zaman.

Böcekler : Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

Kurtulma : Kurtulmak işi.

Yusufçuk : Dağlık ve ormanlık bölgelerde yaşayan, güvercine benzeyen, ondan daha küçük bir kuş (Turtur auritus). Parlak renkli, iri kanatlı, büyük kız böceği (Libellula variegata).

Diğer dillerde Yurttaşlık yasası anlamı nedir?

İngilizce'de Yurttaşlık yasası ne demek ? : civil code