Zındık nedir, Zındık ne demek

Zındık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Tanrı'ya ve ahirete inanmayan (kimse)

"Zındık" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Nazarında herkes zındıktı, hırsızdı, yalancıydı." - Ö. Seyfettin

Yerel Türkçe anlamı:

Hakkı olmadığı halde hak isteyen.

Güç beğenir kişi.

Kısa boylu.

Ahlaksız, kötü, kavgacı kişi.

Çabuk küsen.

Makas

Sarhoş.

Ahlaksız, kötü, iyi eğitilmemiş kimse.

Zındık hakkında bilgiler

Zındık (Arapça: زنديق‎, Zindik, Farsça: زنديک, Zandik), Tarihte ilk defa Zerdüşt’ün kitabı Avesta’dan ayrılarak onun tefsiri olan “Zend” kitabına bağlanan topluluğu tanımlamak maksadıyla "Zandikler" olarak kullanılmış olan bir tâbirdir. İslâmiyet'te, Müslüman göründüğü halde gerçekte İslâmî inanış ve öğretileri benimsemeyen kişiler anlamına gelir. Daha geniş bir biçimde ise, Allah ve ahirete inanmayan "dinsizler" anlamında kullanılmaktadır.

Zındık teriminin kökenine ilişkin varsayımlardan birine göre kelime Zerdüşt dininin kutsal kitabı Avesta'nın yorumlarını (Zend-Avesta) belirten zend sözcüğünden türemiştir. Zend yorumundan yola çıkarak Zerdüşt dininin dualist niteliği üzerinde duran Mâni'nin ve eşitlikçi kuramlarını öne çıkaran Mazdek'in yandaşlarını belirtmek için kullanıldığı düşünülür ve ana dinden sapan anlamına gelir. Bu anlamıyla da Farsça'dan Arapça'ya geçmiştir.

 

İslâm'ın ilk dönemlerinde eski İran inançlarını sürdürenler zındık olarak nitelenirken, zamanla geleneksel inançlara aykırı görüşleri savunanlar için de "Zındık" nitelemesi kullanıldı. Daha sonra kelam alanında ortaya çıkan mezhep ve fırkalar da birbirlerini zındıklıkla suçlayınca kelâm ve fıkıh bilginleri kimlere zındık denebileceğini belirlemeye çalıştılar. Sonuçta ortaya çıkan genel görüşe göre Tanrı'nın varlığını kabul etmeyenler, iyilik ve nur ile kötülük ve zulmetin yaratıcıları olarak iki tanrı benimseyenler, servet eşitliğini, kadınlarda ve çocuklarda ortaklığı savunanlar, tüm yasakların mübah olduğunu söyleyenler zındık olarak adlandırılmıştır. Sünnîliğin bazı kesimleri tarafından, Sünni İslâm inancında olmayan ve Şeriat'a bağlanmayan herkes zındık olarak kabul edilmekte ve mürtedle eşanlamlı olarak kullanılmaktadır.

Mâniler’e Sasânîler Devri’nde “Zandik” adı veriliyordu. “Mes’ûdî”, Zandikler’i Zerdüşt’ün kitabı Avesta’dan ayrılarak onun tefsiri olan “Zend” kitabına bağlanan topluluk olarak tanımlamaktadır. Yani tefsiri kabul ederek asıl metni reddedenler anlamında kendilerine “Zandik” adı verilmişti. İslâm devirlerinde önce Mâniler, daha sonra da Mezdekîler ayni şekilde “Zandik” (Zindik) olarak adlandırılmışlardı. Emevîler devrinde Zindik olarak adlandırılanlar nispeten azınlıktaydı. Abbâsî Hâlifesi Me’mûn Horasan’a ilk geldiğinde “Mübid Mûbidân” halifenin veziri Fazl İbn-i Sehl’in yanında bulunmaktaydı. Me’mûn Zındıklar’a ve Mübidler’e karşı son derece müsamahakâr davranan bir hâlife olarak tanınmaktaydı.

 

Zındık anlamı, tanımı:

Tanrı : Kâinatta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık, Yaradan, Allah, Rab, İlah, Mevla, Halik, Hüda, Hu, Oğan. Çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri, ilah.

Ahiret : Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.

İnanma : İnanmak işi.

Zındıklık : Zındık olma durumu.

Farsça : Bu dille yazılmış olan. İran devletinin resmî dili, Acemce.

Tarih : Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz. Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı. Tarih dersi. Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim. Tarih kitabı.

Tefsir : Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama bilimi. Yorum. Kur'an'ın surelerini açıklayarak görüşler ileri sürme ve bunları yazma, yorumlama. Yorumlama. Kur'an'ın surelerini açıklayan eser.

Toplu : Vücutça dolgun. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Bir arada, bütün, kombine. Topu olan.

Tanımlamak : Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtmek ve açıklamak, tarif etmek.

Kullanılmış : Az veya çok bir zaman için başkasının malı olmuş, yeni olmayan, müstamel.

Tabir : Deyim. Rüya yorma, yorumlama. Deyiş, anlatım, ifade. Yorum.

Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.

Zındıkdeli : Zırdeli.

Diğer dillerde Zındık anlamı nedir?

İngilizce'de Zındık ne demek? : unbelieving, atheistic; atheist

Fransızca'da Zındık : athée, esprit fort

Almanca'da Zındık : der Parse, der Ketser