Zavırlamak nedir, Zavırlamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Paylamak, çıkışmak.

Gözdağı vererek bir yere, bir işe salmak.

Zavırlamak anlamı, kısaca tanımı

Zavır : Hayvanlara yedirilmek için hazırlanan tahıl kırması. Yalan. Kendini beğenme, naz. Çıkışma, azar. Hayvanlara yedirilen tahıl kırması ve benzerleri yem. Çıkışma, paylama

Çıkışmak : Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak. Yeter olmak, yetmek.

Paylamak : Birine kusurundan ötürü sert sözler söylemek, azarlamak.

Paylama : Paylamak işi, azar, azarlama, tekdir, tevbih, papara, saparta.

Gözdağı : Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma, tehdit.

Çıkışma : Çıkışmak işi.

Salmak : Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek. Saldırmak. Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek. Sürmek. Uğratmak. Gemi demir üzerinde dört yana dönmek. Üzerine yürütmek. Koymak, katmak. Sarkıtmak. Yollamak, göndermek. Vergi yüklemek.

Salma : Salmak işi. Kuşların üretilmesine ayrılan oda. Pirinçle pişirilen bir yemek türü. Başıboş gezen (hayvan). Bazı yerel giysilerde kolun yeninden sarkan kumaş parçası. Sürekli akan (su). Osmanlı Devleti'nde kol gezen kolluk eri. Genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden toplanması gereken para.

 

Çıkış : Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.

Vere : Bir kalenin veya tahkim edilmiş bir yerin teslimi.

Çıkı : Çıkın.

İşe : Fidan. Şey.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Zator anlamı nedir?

İngilizce'de Zator ne demek ? : zator