Zebrass türkçesi Zebrass nedir
Zebrass ingilizcede ne demek, Zebrass nerede nasıl kullanılır?
Zebrasses : Genç zebra ve genç eşek.
Zebras : Hakem. Zebra.
Zebra crossing : Çizgili yaya geçidi. Yaya geçidi.
Mountain zebra : Dağ zebrası. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, 220 cm kadar uzunlukta, 120 cm kadar yükseklikte, 60 cm kadar kuyruğu olan, gövde ve bacakları kara ve ak çizgili, dağlarda toplu halde yaşayan, soyu tükenmekte olan bir memeli türü. zebra.
Zebra : Hakem. Zebra.
Zebecks : Üç direkli küçük akdeniz yelkenlisi.
Zebrine : Zebraya benzer. Zebra gibi. Zebraya ait.
Zebeck : Üç direkli küçük akdeniz yelkenlisi.
Zebroid : Zebranın at veya eşekle birleştirilmesinden elde edilen hibrit.
Zebrawood : Afrikada yetişen, kerestesinin görüntüsü tıpkı bir zebra derisine benzer şekilde renk geçişlerine sahip olan ve bu nedenle gitar gövdesi kaplamasında veya kapak olarak sıkça kullanılan tonu parlak karakterde, orta ağırlıkta bir ağaç. Şerit çizgili kereste. Zebra ağacı. Zebraağacı. Kabuğu zebraya benzer bir tür ağaç.
İngilizce Zebrass Türkçe anlamı, Zebrass eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Zebrass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alpha beta brass : Alfa-beta pirinci.
Latten : Pirinç kaplama. Safiha. İnce sac levha.
Bearing brass : Yatak pirinci.
Arbiter : Tarafsız kişi. Son söz sahibi. Efendi. Arabulucu. Söz sahibi. Belirleyici. Uyuşmazlığı çözmekle görevli. Yargıcı.
Yellow metal : Sarı metal. Pirinç. Sarı maden.
Horn : Kap burnu. Haliç kolu. Birçok toynaklı hayvanların başlarında taşıdıkları ve özellikle saldırma, savunma silahı olarak kullandıkları sert ve içi boş uzantı. boynuz şeklindeki herhangi bir çıkıntı. Uyaraç. Anten. Boynuzdan yapılmış eşya. İçindeki bir zarın titremesiyle ses çıkaran, çevreyi uyarma aygıtı. (böcekte) duyarga. Duyarga.
Trumpet : Çığlık. Boru sesi. Trompet çalmak. Böğürtü. Boru çalmak. Fil sesi. Boru. Bağırmak (fil). Boru gibi ses çıkarmak. İlan etmek.
Arbitrator : Yansız aracı. İşçi ve işveren kurallarınca uzlaştırma kurallarına kandi haklarını savunmak amacıyla gönderilen yetkili kişiler. Yargıcı. İşçi-işveren anlaşmazlıklarını çözümlemekle görevli tarafsız kişi. Her iki yanın uygun görmesi üzerine bir sorunu çözümlemek için seçilen ve düşüncelerine baş vurulan kişi. Arabulucu. Uzlaştırıcı.
Red brass : Kırmızı pirinç. Kızıl pirinç.
Laudators : Saygılarını sunan kimse. Metheden kimse. Övgü yağdıran kimse. Övgü yağdıran eden kimse. (hukuk terimi) arabulucu. Şakşakçı. Takdir eden kimse. Yücelten kimse. Öven kimse.
Zebrass synonyms : baritone horn, gilding metal, guinea gold, low brass, copper base alloy, fluegelhorn, high brass, atomic number 29, equus, arbitragers, zebra, wind instrument, saxhorn, bass horn, daysman, muntz metal, trump, ref, valve, zebras, ormolu, baritone, arbitrager, laudator, adjudicators, cornet, wind, arbiters, sousaphone, arbitrageur, bugle, arbitral, mediator.

Bu kısımda Zebrass kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Zebrass ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Zebrass anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Zebrass ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.