Zebra nedir, Zebra ne demek
Zebra; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: dağ zebrası]
Zebra hakkında bilgiler
Zebra, atgiller (Equidae) familyasını oluşturan tek cins Equus'un Hippotigris alt cinsinde sınıflanan canlı türlerinin ortak adıdır.
Atın yakın akrabalarından olan zebralar siyah ve beyaz çizgili postlarından ötürü kolayca tanınırlar. Yalnız Afrika'da bulunan bu hayvanlar seyrek ağaçlı ve otlarla kaplı açık alanlarda yaşarlar ve sık sık antiloplarla birlikte sürüler oluştururlar. Zebralar, tıpkı atlarda olduğu gibi, yele denilen saçlara sahiptirler; vücut yapıları da atlara benzer ve en az onlar kadar hızlı koşarlar.
Tüm zebraların çizgilerinin yapısı ve sayısı birbirinden farklıdır. Zebraların dikey çizgileri aynı zamanda önemli bir savunma unsurudur. Bir arada durdukları zaman kendilerini avlamak isteyen aslan gibi yırtıcılara karşı bu çizgilerden dolayı sürüyü bir bütün olarak algılarlar. Bu durumda avcı, avlayacağı zebrayı seçmekte güçlük çeker, bu da zebralar için bir korunma yoludur. Zebralar, yaşamlarını sürdürebilmek için su ve ot ile beslenirler. Bazen yiyecek bulmak için 50 km yürürler, sonrasında yaşadıkları ortama geri dönüp, alıştıkları yaşam ortamlarında yaşarlar. Zebralarda ortalama boy 1-2 metre arasındadır.
Zebralar atlar gibi otçullardır. Zebra ile at çiftleştiğinde doğan yavruya zebrat adı verilir
Zebra ile ilgili Cümleler
- Zebralar ve zürafalar bir hayvanat bahçesinde bulundular.
- Ali ve Mary safariye gittiler ve örneğin aslanlar, zürafalar, zebralar ve su aygırları gibi birçok hayvanı gördüler.
- Tom'un zebralarla ilgili çok şey bildiğine dair bir fikrim yoktu.
- Yaşam bir zebra gibidir; beyaz şerit, siyah şerit ve en sonunda popo.
Zebra anlamı, tanımı:
Çizgili : Üzerinde çizgi bulunan.
Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.
Parmak : İnç. Eni bu organ kadar olan. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.
Deri : Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Toplantı, düğün. Bu tabakadan yapılmış. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.
Meme : Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü. Ateşli silahların veya bazı patlayıcıların ateşlendiği çıkıntı. Gemi çıpasında kolların birleştiği şişkin yer. Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik. Vücudun herhangi bir yerinde oluşmuş küçük çıkıntı.
Familya : Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile. Aile.
Cins : Soy, kök, asıl. Tür, çeşit. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan. Garip, tuhaf.
Sınıf : Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Derslik. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü.
Canlı : Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası.
Zebra ağacı : Afrikada yetişen, kerestesinin görüntüsü tıpkı bir zebra derisine benzer şekilde renk geçişlerine sahip olan ve bu nedenle gitar gövdesi kaplamasında veya kapak olarak sıkça kullanılan tonu parlak karakterde, orta ağırlıkta bir ağaç.
Zebra balığı : Hindistan orijinli, boyları 5 cm olabilen, üzerinde zebranın çizgilerine benzer hatlar bulunan ülkemizde de çok yaygın ve tanınan bir akvaryum balığı.
Zebra çiklit : Doğal olarak Guatemaladaki Amatitlan ve Atitlan Göllerinde yaşayan, boyları 10 cm olabilen, ağız küçük, kuyruk yüzgeci yelpaze biçiminde, yanlarda 8 veya 9 tane enine bant olan bir akvaryum balığı, zebra levrek, yeşil yüzgeçli alaca levrek.
Zebra gurami : Faruş gurami.
Zebra levrek : Zebra çiklit.
Zebrawood : Afrikada yetişen, kerestesinin görüntüsü tıpkı bir zebra derisine benzer şekilde renk geçişlerine sahip olan ve bu nedenle gitar gövdesi kaplamasında veya kapak olarak sıkça kullanılan tonu parlak karakterde, orta ağırlıkta bir ağaç.
Diğer dillerde Zebra anlamı nedir?
İngilizce'de Zebra ne demek? : n. type of striped African animal which resembles a horse
n. zebra, type of striped African animal which resembles a horse
v. streak, stripe
Fransızca'da Zebra : zèbre [le]
Almanca'da Zebra : n. Tigerpferd, Zebra


Bu kısımda Zebra nedir? Zebra ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Zebra tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Zebra hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.