Zest türkçesi Zest nedir

Zest ile ilgili cümleler

English: Wit gives zest to conversation.
Turkish: İnce espri konuşmaya lezzet verir.

Zest ingilizcede ne demek, Zest nerede nasıl kullanılır?

Zest for life : Yaşam sevinci. Yaşama sevinci. Yaşama coşkusu.

Add zest to : Lezzet katmak. Lezzet vermek. Çeşni katmak. Tat vermek.

Lemon zest : Rendelenmiş limon kabuğu. Limon kabuğunun rendesinden çıkan parçacıklar.

Zested : Tatlandırılmış.

Zester : Narenciye meyveleri soymak için kullanılan alet (limon, portakal vs). Asitli meyvelerin kabuklu kısımlarını çıkarmak için kullanılan el aleti.

Zesty : Şevkli. Hevesli. Baharatlı. Lezzetli. Gayretli.

Zestier : Daha lezzetli. Baharatlı. Şevkli. Hevesli. Gayretli. Daha tatlı. Lezzetli.

Zests : Tat vermek. Tat. Zevk. Canlılık. Acı bir çeşni. Lezzet katmak. Haz. Lezzet. Çeşni. Keyif.

Zestfully : Hevesli bir şekilde. Tatlı bir şekilde. Gayretle. Lezzetli bir şekilde. Şevkle. Şevklice. Neşeli bir halde. Heveslice.

Zesting : Lezzetlendirme. Tatlandırma.

İngilizce Zest Türkçe anlamı, Zest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Ecstasies : Coşku. Cezbe. Aşırı mutluluk. Aşırı sevinç. Kendinden geçme. Vecit. Esrime. Mest olma. Büyük zevk.

Fleshpots : Bolluk. Lüks hayat.

Humors : Suyuna gitmek. Espri. Ayak uydurmak. Kaprisine boyun eğmek. Huyuna suyuna gitmek. Huyuna gitmek. Mizah. Neşe. Eğlendirmek.

Conviviality : Eğlenti. Şamata. Eğlence. Şenlik ve ziyafet. Şenlik.

Delectation : Eğlence. Büyük zevk.

Aliveness : Dirilik. Diri olma durumu. Farkındalık.

Garnish : Süs. Süslemek. Garnitür. Haczetmek. Garnitürlemek. Süslenmek. Allayyıp pullamak. Allayıp pullamak. Garnitürle süslemek.

Fun : Gırgır. Eğlence. Neşe. Alay. Eğlenmek. Oyunculuk. Şaka etmek. Eğlenme.

Savors : Tadına varmak. Zevkine varmak. Tadını çıkarmak. Çeşni vermek. Lezzet vermek. Hoşlanmak. Kokusu olmak. Tadını almak. Kokusunu almak.

Chrominance : Renk bilgisi. Renkölçümünde parlaklığa karşı rengi belirleyen, renközü ile doymadan oluşan ve renklilik bilgisine yol açan bölüm. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renkseme. Krominans. Aynı parlaklık derecesine sahip bir renk ve bir referans renk arasındaki fark (optik). Bir renk sinyalinde renk kompozisyonu (parlaklık ve aydınlanma kompozisyonunun tersi olarak).

Zest synonyms : spice up, add zest to, glees, enjoyments, enjoyment, colorfulness, chromaticity, sapor, savor, animal spirits, relish, brios, taste, funning, brightness, exhilaration, gustatory, liveliness, flavouring, animation, sapidity, condiment, indulgences, alacrities, give flavor, flavors, bliss, savoriness, funned, gusto, savored, healths, savour.

Zest ingilizce tanımı, definition of Zest

Zest kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A piece of orange or lemon peel, or the aromatic oil which may be squeezed from such peel, used to give flavor to liquor, etc. To squeeze, as peel, over the surface of anything. To cut into thin slips, as the peel of an orange, lemon, etc.