Zonetime türkçesi Zonetime nedir

  • Kuşak saati.
  • Bölgesel saat.

Zonetime ingilizcede ne demek, Zonetime nerede nasıl kullanılır?

Zonetimes : Bölgesel saat. Kuşak saati.

Canzonet : Bir veya iki parçadan oluşan kısa ingiliz şarkısı.

Zone axis : Kuşak ekseni. Bir kuşakta, kenarları birbirine koşut yüzeylerin ortak doğrultuları. Ortak eksen.

Zone bit : Bitler kümesi.

Zone defence : Alan savunması. Aynı bölgede bulunan rakip bir oyuncuyu koruma. Yer savunması. Bölge savunması.

Zone defense : Alan savunması.

Zone fire : Bölgesel yangın. Mıntıka ateşi.

Zone for mixed use : Kentte bölgelemeyi düzenleyen kurallarda belirtilen tasarlanmış, tecim, işleyim, konut, açık alan gibi tek işlev kullanımlarından ayrı olarak, kentin birden çok türdeki toprak kullanımına olanak verilen kesimi. Karma kullanım bölgesi.

Zone of a sphere : Kuşak.

Zone of individual housing : Bireysel konutlar bölgesi. Bir kentte, toplu konutlar bölgesinden ve katkonutların yoğun olduğu bölgeden ayrı olarak, bireylerin ve tek tek ailelerin yaptırdıkları konutların oluşturduğu bölge.

İngilizce Zonetime Türkçe anlamı, Zonetime eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zonetime ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sometime : Eskiden. Evvelce. Önceki. Bir ara. Bir gün. Sabık. Bazen. Bir zaman. Eski. Günün birinde.

 

One time : Bir kez. Bir defa. Tek sefer. Bir sefer.

Old : Deneyimli. Kart. Köhne. Büyük. Yaşlı. Önceki. İhtiyarlamak. Eskimiş. Eski zamanlar. Eski.

Erstwhile : Eskiden. Bir zamanlar. Vaktiyle. Sabık. Eski. Önceden. Bir zamanlarki.

Quondam : Önceki. Önceden. Sabık. Eski.

Past : Olmuş. Mazi. Ötesinde. Eski. Uzağında. Geçmiş zaman. Sona ermiş. Yanından geçerek. Geçe. Geçmiş.

Former : Geçen. Önceki. Kalıpçı. Evvelki. Geçmiş. İlk. Öncel. Gövde uçak. Evvelsi. Sabık.

Zonetime synonyms : zonetimes.

Zonetime zıt anlamlı kelimeler, Zonetime kelime anlamı

Future : Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. İleriki. Gelecek zaman. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İlerideki. Yarın. Gelecekte olacak şey. Gelecek. Gelecek zaman kipi.

 

Present : Halihazır. Vermek. Tanıştırmak. Bugünkü. Sunmak. Fiilin gösterdiği oluş ve kılışın içinde bulunulan zamanda yapıldığını ve süregelmekte olduğunu gösteren zaman. bk. şimdiki zaman kipi. Tanıtmak. Adamla getirtme. Şu anki. Sahnede göstermek.