Zoom türkçesi Zoom nedir

  • Rüzgar gibi gitmek.
  • Zoom yapmak.
  • Vınlamak.
  • Vın diye geçmek.
  • Yakınlaştırmak.
  • Zum yapma.
  • Fırlamak.
  • Zumlamak.
  • Zum yapmak.
  • (uçak) gürültü ile dikine yükselmek.
  • Birden yükselmek (uçak).
  • Yoğunlaşmak.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Birden yükselme.

Zoom ile ilgili cümleler

English: This is the zoom button.
Turkish: Bu yakınlaştırma tuşu.

English: The group box "Image Layout" shows different options for displaying the image in the picture box. There are four layouts to choose from. With Center, your image will be centered in the picture box. With Auto size, your image will be auto sized. With Stretch, your image will be resized to the size of the picture box and with Autozoom, your image will be zoomed to the picture box.
Turkish: "Resim Düzeni" çerçevesi resim kutusundaki resmi göstermek için farklı seçenekler sunar. Buradan seçebileceğiniz dört düzen vardır. Ortala ile resminiz resim kutusuna ortalanacaktır. Otomatik boyutlandır ile resminiz otomatik boyutlandırılacaktır. Uzat ile, resminiz resim kutusunun boyutuna göre büyütülecektir ve Otomatik zum ile ise resminiz resim kutusuna yakınlaştırılacaktır.

Zoom ingilizcede ne demek, Zoom nerede nasıl kullanılır?

Zoom box : Büyütme gözü.

Zoom by : Çabucak geçmek. Hızlıca geçmek. Yanından hızlı geçmek.

 

Zoom control : Yakınlaştırma denetimi.

Zoom factor : Yaklaştırma katsayısı.

Zoom in : Yaklaş. Yakınlaştırmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yaklaştırmak. Yaklaştırma. Darlaştır. Yakından bakmak. Alıcı yönetmenine, optik öne kaydırma yapması için verilen komut. Optik yaklaştırma. Yönetmenin, alıcı yönetmenine, alıcının yerini değiştirmeksizin daha dar açılı mercek kullanması için verdiği komut; genellikle optik kaydırma yoluyla sağlanır.

Zoom in on something : Üzerinde yoğunlaşmak. Zoom yapmak.

Motorized zoom lens : Özdevinimli kaydırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Motorla çalışan değişir odaklı mercekle yapılan kaydırma.

Zoom to : Oran. Yakınlaştır. Büyüt.

Current zoom : Geçerli ölçek. Geçerli yakınlaştırma.

Zoom in or out : Yakınlaştır veya uzaklaştır.

İngilizce Zoom Türkçe anlamı, Zoom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zoom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acception : Onaylama. Benimseme. Kabul edilmiş anlam. Kabul.

Centralise : Merkezileşmek. Bir yerde toplamak. Merkeze bağlamak. Merkezileştirmek. Merkezleşmek. Tek bir otoritenin altına girmek (devlet, vb.). Merkezleştirmek (ayrıca 'centralize'). Konsantre olmak. Merkezileştirilmek.

Swooshing : Nike logosu. Hızla savrulan şeyin çıkardığı ses.

Absolute loader : Salt yükleyici. Mutlak yükleyici.

Riping : Yırtmak. Sökmek. Yarılmak. Hızla geçip gitmek. Koparmak. Yırtılmak. Sökülmek. Parçalamak. Sökük.

Break : Kontrol etmek. Yarmak. Şans. Sınmak. Kesme. Teneffüs. Parçalanmak. Kırmak. Sona ermek. Söylemek.

 

Zing : Enerji. Vızıltı. Kuvvet. Vınlama. Canli ve enerji dolu olma hali. Güç. Vızıldamak.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Access key : Erişim tuşu. (internet, bilgisayar) bilgisayar kullanıcısının klavyeyi kullanarak anında bir web sitesinin belirli bir bölümüne atlamasına izin veren tuş. Erişim anahtarı.

Zoomed : Yakınlaştırılmış. Zumlanmış.

Zoom synonyms : whizz along, zoom along, travel rapidly, zoom in on something, absolute device, center upon, hurry, whir, boomed, intensify, concentrate, centralises, bounces, darted, zinging, bolted, bounce, make familiar, hot up, breaks, zinged, centred, sing, abbreviate, accent bar, accelerator key, break away, centres, hums, condenses, rise, zooming in, intensifies.

Zoom zıt anlamlı kelimeler, Zoom kelime anlamı

Fall : Düşmek. Düşüş göstermek. Karanlık bastırmak. Aşağı sallanmak. Gece çökmek. Düşüş. Dalmak. Çöküş. Kötü yola düşmek. Eğimli olmak.

Stay in place : Yerinde kalmak.