Zygotene türkçesi Zygotene nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir hücrenin ayrılma aşaması (biyoloji terimi).
  • Zigoten.
  • Mayoz profazının homolog kromozomların çiftler teşkil ettiği safhası.

Zygotene ingilizcede ne demek, Zygotene nerede nasıl kullanılır?

Zygoten : Mayoz profazının homolog kromozomlarının çiftler teşkil ettiği evresi. Zigoten.

Zygote : Dişi ve erkek eşey hücrelerinin birleşmesiyle oluşan, döllenmiş yumurta hücresi. Bir dişi ve bir erkek eşey hücresinin birleşmesiyle oluşan döllenmiş yumurta. Erkek ve dişi gametlerle biçimlenmiş herhangi bir hücre. Döllenmiş yumurta. Haploit kromozomlu erkek ve dişi gametlerin birleşmesi sonucu yeni bir canlının temelini oluşturan diploit kromozomlu hücre, döllenmiş yumurta. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Zigot. Hücre aşamasının başlangıcında olan embriyo (biyoloji terimi).

Zygotes : Erkek ve dişi gametlerle biçimlenmiş herhangi bir hücre. Döllenmiş yumurta. Zigot. Hücre aşamasının başlangıcında olan embriyo (biyoloji terimi).

Autozygote : Otozigot. İki homolog genin ortak kökenden geldiği homozigot.

Azygote : Azigot. Haploit partenogenezle oluşan herhangi bir organizma.

Zygotically : Zigotik bir şekilde. Hücre aşamasının başlangıcında olan embriyo ile ilgili bir şekilde (biyoloji terimi). Döllenmiş yumurta ile ilgili bir şekilde. Erkek ve dişi gametlerle biçimlenmiş herhangi bir hücreyle ilgili bir şekilde. Zigota özgü bir şekilde.

 

Heterozygote : Belli bir allel çifti veya allel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan birey. Karışık dölgöze. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Her kalıtsal özellik için farklı iki gen çifti içeren melez (biyoloji terimi). Heterozigot. Belli bir alel çift ya da alel serisi bakımından birbirine benzemeyen genlerin bulunduğu kromozomları taşıyan birey.

Homozygote : Eşdölgöze. Gen çiftlerinin tüm özellikleriyle birbirine benzemesinden dolayı sürekli kalıtsal özellikler taşıyan organizma (biyoloji terimi). Benzer gen. Kromozomlarında verilen bir alel çift veya seri bakımından aynı genleri taşıyan birey. homozigotlar, belli bir özellik bakımından sadece tek tip gamet meydana getirirler ve bu nedenle saf ırktırlar. Belirli bir lokusta bir çift birbirinin aynı allele sahip olma durumu. Homozigot. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eş gen.

Dizygotic : Çift yumurta ikizlerinde olduğu gibi iki ayrı zigottan türeme veya iki ayrı zigotla ilgili olma. Dizikot. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dizigot. Dizigotik. Çift yumurta ikizlerinde olduğu gibi, aynı dişinin meydana getirdiği iki yumurtanın, iki ayrı spermle döllenmesi. Birbirinden ayrı döllenmiş iki yumurtadan gelişen (çift yumurta ikizleri gibi). Birbirinden ayrı döllenmiş iki yumurtadan gelişen.

Dizygotic twins : Ayrı yumurta ikizleri. İki veya daha fazla yumurtanın aynı anda veya kısa aralıklarla farklı spermatozoit tarafından döllenmesi sonucu oluşan ve genetik olarak farklı olan ikizler, ayrı yumurta ikizleri, dizigotik ikizler, fraternal ikizlik. Dizigotik ikizler. Çift yumurta ikizleri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İki ya da daha fazla yumurta hücresinin, aynı anda ya da kısa aralıklarla farklı spermler tarafından döllenmesi sonucu oluşan ve genetik olarak farklı olan ikizler (nadiren üçüzler, dördüzler vb.). çift yumurta ikizleri, dizigotik ikizler, dz ikizleri.

 

İngilizce Zygotene Türkçe anlamı, Zygotene eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Zygotene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Stage : Sahnelemek. Kat. Yerbilim zamanlarından bir dönem süresi içinde oluşmuş katmanlı kayaçlar. Yönlendirmek. Tiyatro. Tiyatroculuk. Kademe. Menzil. Evre. Düzenlemek.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Zygoten : Mayoz profazının homolog kromozomlarının çiftler teşkil ettiği evresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Amphitene : Bir hücrenin bölünmesinde bir aşama (biyoloji terimi).

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Zygotene synonyms : abo blood groups system, abiotic factor, prophase, abductor muscle, aardwolf, a cell, a chromosome, acacia, aardvarks, aardvark, phase.