Zımbırdatmak nedir, Zımbırdatmak ne demek

  • Telli bir çalgıyı acemice çalmak.
  • Herhangi bir şeyden çirkin ve kulağı tırmalayan sesler çıkarmak

Yerel Türkçe anlamı:

Gelişigüzel vuruşlarla, telli bir sazdan kulağa hoş gelmeyen sesler çıkartmak.

Bir çalgıyı usul usul çalmak.

Zımbırdatmak tanımı, anlamı:

Telli : Teli olan. Teller takınmış, telle süslenmiş.

Çalgı : Müzik topluluğu. Müzik aleti, çalgı aleti, enstrüman. Çalgı çalma, müzik.

Acemi : Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

Çirkin : Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz). Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli.

Çıkarmak : Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Yapmak, üretmek. Yollamak, göndermek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Resim yapmak. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Boşaltmak. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. Söylemek. Bulmak, ortaya koymak. Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Sunmak. Gidermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Sağlamak, elde etmek. Hatırlamak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Sonunu getirmek. Fotoğraf çektirmek. Yayımlamak. Göstermek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak.

 

Bir : Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Sadece. Beraber. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Aynı, benzer. Bir kez. Eş, aynı, bir boyda. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ancak, yalnız.

Acemice : Toyca, beceriksizce, acemicesine.

Çalmak : Ses çıkarmak, ses vermek. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Vurarak veya sürterek ses çıkartmak. Madeni oymak, kalemle işlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Benzemek, andırmak. Kumaşın bir parçasını kesmek. Üzerine sürmek. Bozmak, zarar vermek. Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Süpürmek, temizlemek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak.

Diğer dillerde Zımbırdatmak anlamı nedir?

İngilizce'de Zımbırdatmak ne demek? : to strum

Rusça'da Zımbırdatmak : v. бренчать