Ilkımak nedir, Ilkımak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Süt sağmak: Haydin ılkıya gidelim.

Akmak (mecazi anlamda): Yarimi görünce gönlüm ılkıyor.

Serap görünmek.

Ilkımak anlamı, kısaca tanımı

Ilkı : Soy sop. At sürüsü. Koyun sürüsü. Keçi sürüsü. Keçi. Koyun. Damızlık kısrak. Kuytu yer. Fidanlık. 1- Hayvan

Ilkım : Göz erimi, ufuk. Belli belirsiz. Serap. [Bakınız: ılgın]. [Bakınız: ılgım]. [Bakınız: ılgım ılgım]. Parça, bölüm.

Görünmek : Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek. Azarlamak. Gözdağı vermek. İzlenim uyandırmak. Benzemek, görünüşünde olmak.

Görünme : Görünmek işi.

Haydin : Birden çok kişiyi isteklendirmek ve harekete geçirmek için kullanılan bir seslenme sözü.

Mecazi : Mecazla ilgili, mecaz niteliğinde olan.

Sağmak : Memeyi parmaklar arasında sıkarak sütünü akıtmak. Yumak durumundaki bir şeyi çözüp açmak. Kovandaki balı peteklerden almak. Aldatarak parasını çekmek.

Serap : Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık.

Yarim : Yarım.

Gönlü : Olgun.

Görün : Mezar, mezarlık.

Sağma : Sağmak işi.

Haydi : İsteklendirmek, çabukluk belirtmek için kullanılan bir söz, hadi. Kabul ve onama bildiren bir söz. "Hoş görme" anlamında kullanılan bir söz. Hafifseme, alay etme belirten bir söz. Haydi haydi.

 

Anlam : Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.

Akmak : Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

Mecaz : Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

Yari : Yarı, yarım. Yarım.

Görü : Görme yetisi. Bir yerin çevreyi görme özelliği, nezaret. Dolaysız kavrama, birden kavrama.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Diğer dillerde Ilıştırma vanası anlamı nedir?

İngilizce'de Ilıştırma vanası ne demek ? : mixing valve