Çıldırı nedir, Çıldırı ne demek

Çıldırı; Psikoloji alanında kullanılan bir sözcüktür.

Psikoloji'deki anlamı:

Türlü nedenlerle kişiliğin bütünlük ve uyum gücünü geniş ölçüde yıkan ruhsal bozukluklar.

Çıldırı ile ilgili Cümleler

  • Çıldırıp sapıtmamda, psikopat davranışlar göstermemde etkiniz hiç yok muydu?
  • Çıldırıyorum.
  • Ali çıldırıyor.
  • Sanırım çıldırıyorum.
  • Kate genellikle TV ekranında çıkan yeni bir şarkıcı için çıldırıyor.
  • Çıldırıyor gibi hissediyorum.
  • Kesinlikle çıldırıyorum.

Çıldırı anlamı, tanımı

Çıldır : Ardahan iline bağlı ilçelerden biri

Çıldırıh : Çabuk yanabilecek ince odun parçaları.

Çıldırık : Serçe. Çabuk yanabilecek ince odun parçaları. [Bakınız: çıldırıh]. Pamuk atmakta kullanılan yay ve kirişin arasına geçirilen ince bir çubuk. Gözbebeği.

Çıldırıverme : Çıldırıvermek işi.

Çıldırıvermek : Ansızın çıldırmak.

Çıldırıyuk : Gözbebeği.

Döner çıldırı : Çöküntü ve taşkınlık durumlarının aralıksız sürüp gittiği bir ruh hastalığı.

Duygusal çıldırı : Duyma, düşünme ve davranış alanlarında, sanrı, sabuklama, duygu kütlüğü gibi belirtiler gösteren ve kişinin gerçeklerle olan ilişkisinin büyük ölçüde azaldığı ruh hastalığı.

Korsakof çıldırısı : Aşırı içki kullanmaktan ileri gelen; sarsaklık, unutkanlık, bulunduğu yeri ve zamanı anımsama güçlüğü gibi belirtileri olan çıldırı.

 

Örgensel çıldırı : Yaşlılık bunaması, tutarık gibi beyinde baş gösteren bir çöküntü ya da özür sonucu olarak gelişen çıldırı.

Taşkın çökümlü çıldırı : Kişinin aşırı sevinç, konuşkanlık, hareketlilik ve bazen saldırganlık durumu ile güvensizlik, derin üzüntü ve kendini yok etme dilekleri arasında düzgün aralıklarla gidip geldiği bir çıldırı.

Tepkisel çıldırı : Öncelikle aşırı çevre baskıları nedeniyle gelişen bir çıldırı.

Yaşlılık çıldırısı : Yaşlanma nedeniyle beyin dokularının çöküntüsü ve bu yüzden yakın geçmişin unutulması belirtileri gösteren ve iyileştirilemeyen hastalık.

Çıldırış : Çıldırma işi.

Bütünlük : Bütün olma durumu, tamamiyet.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Ruhsal : Ruhla ilgili olan, ruhi, tinsel, psikolojik, psişik. Ruh bilimi ile ilgili, ruh bilimsel, psikolojik.

Kişili : Kişisiz fiillere karşı kişi anlatan fiil şekillerine denir.

Bozuk : Bozulmuş olan. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.

Türlü : Çok çeşitli özellikleri olan, çeşit çeşit, muhtelif. Çeşitli sebzelerle pişirilen yemek.

Diğer dillerde Çıldırı anlamı nedir?

İngilizce'de Çıldırı ne demek ? : psychosis