Çaka nedir, Çaka ne demek
Çaka; Tesisat alanında kullanılan bir sözcüktür.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Gösteriş, caka.
İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun.
Çakı, bıçak.
Teknik terim anlamı:
Köşede yapılan bir kenet çeşidi, (bk. Şek. 5).
Çaka ile ilgili Cümleler
- Kazara olur, bir kalp atışında, bir tek çakan, çarpan anda.
- 2009 yılında, çakallar Montana eyaletinde 2.500 koyun ve 12.000 kuzu öldürdü.
- Yıldırım bazen aynı yere iki kez çakar.
- Kibriti çakar çakmaz bomba patladı.
- Çekik gözlü amcayla beraber diğerlerini de kol kola ülkemize bekliyoruz, çakal olanın fazla koruma getirmesine gerek yok biz koruruz.
- Çakal ulur.
- Ayakkabılarını kapıda çakarmalısın.
- Şimşeğin nerede çakacağını hiç kimse önceden bildiremez.
- Öyle ya kardaşlar her yanımız asker kaçağı dolu, arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser, denilmiş.
- Bu tüfekle oğulların bir sürü çakal öldürecek.
Çaka ile ilgili Atasözü veya Deyim
arslanın adı çıkmış, çakallar baş keser : haksızlık veya kötülük yapacağı düşünülen kişi yerine bu konuda adı ön plana çıkan kişiler asıl haksızlığı ve kötülüğü yaparlar anlamında kullanılan bir söz.
ne dağda bağım var ne çakaldan davam : tuttuğum bir taraf yok ki ona saldıranların karşısında olayım anlamında kullanılan bir söz.
Çaka kısaca anlamı, tanımı
Çakabıçak : Açılır kapanır cep bıçağı. (Senirkent Isparta)
Çakabilme : Çakabilmek işi.
Çakabilmek : Çakma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Çakaçak : Sert şeylerin birbirine çarpmasından çıkan ses.
Çakak : Kağnının yan taraflarına, yükün düşmemesi için konulan ağaçlar. Çakıllı yer. [Bakınız: cağ]. Yere çakılan kalın kısa kazık.
Çakak börülcesi : Kılçıklı fasulye.
Çakaksı : İki tepe arasındaki vadi.
Çakal ağzı : Tel dolaşması (hk.).
Çakal çiytemi : Zehirli çiçekli bir bitki.
Çakal soluğu : Kısa dinlenme.
Çakal uydusu : Bir aralık kestiriverilen uyku.
Çakala : Olmamış meyve.
Çakalat : Eski ceket.
Çakaldere : Adana ilinde, Ceyhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
Çakaldoğan : Manisa kenti, Salihli ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Çakaldüğünü : Güneşli havada yağan yağmur.
Çakalıhasanağa : Kahramanmaraş kenti, Türkoğlu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Çakallaınak : Yeni olgunlaşmağa başlayan üzüm salkımındaki olgun taneleri seçip almak. İşin iç yüzünü gizli olarak anlamak.
Çakallamak : Düşlemek.
Çakallar : Antalya ili, Alanya belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Balıkesir ili, Balya ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Bursa şehrinde, Devecikonağı bucağına bağlı bir bölge. Denizli kenti, Işıklı bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Çakallı : Adana kenti, Karaisalı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Adıyaman ili, Besni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Diyarbakır kenti, Bismil ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Hatay şehri, Belen ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop şehri, Gerze ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehri, Halfeti belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Çakallıçullu : Kahramanmaraş ili, Türkoğlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Çakallık : Görgüsüzlük. Antalya ili, Serik ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Sakarya ili, Hendek belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Çakallıpınar : Kilis şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Çakalöldüye vurmak : Uyumuş gibi yapmak. Bayılmış, ölmüş gibi yapmak.
Çakaltepe : İzmir ili, Değirmendere nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Çakalyolu : Keçiyolu, dar yol.
Çakan : Köy evlerinde aşhane kirişleriyle çatı arasındaki boşluk. Parıldayan, ışık veren.
Çakana : Yaramaz. Diken, çalı.
Çakanak : Geveze, dedikoducu. Çerçöp.
Çakar çevirgeci : Çakar elektrik çevrimini yöneten , çevirgeç.
Çakar ışıtacı : Yardım taşıtlarının üst bölümlerinde bulunan, başka araçları uyarmak için kısa aralıklarla yanıp sönen ışıtaç.
Çakar lamba : Fotoğrafı çekilecek bir nesnenin aydınlatılmasına yarayan ve, bir ampul içinde yanma ile, çok kısa süreli ve yoğun bir ışık yayımlayan lamba.
Çakar söner ışıldak : Ayarlanabilen ve belli aralıklarla yanıp sönen ışıldak. Özellikle, sahne etmenlerinde kullanılır.
Çakarmak : Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.
Çakartaş : Diyarbakır şehri, Ergani ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Çakat : Dağbaşı, tepe.
Çakatura : Hayvan sayımı yapan görevli. Bağdadi duvar. Taş ve çamur ile sıvanmış duvar.
Çakatuz : Yeşil zeytin basması.
Elektronik çakar lamba : Fotoğrafı çekilecek nesnelerin aydınlatılması ya da stoboskopi olayıyle ilgili gözlemler için kullanılan ve çok kısa süre (bir anlık) yeğin bir ışık yayımı yapan boşalmalı lamba.
Eli çakal : Hırsız.
Çakal : Etoburlardan, sürü hâlinde yaşayan, kurttan küçük bir yaban hayvanı (Canis aureus). Titiz, huysuz. Görgüsüz. Kurnaz, yalancı, düzenci, aşağılık kimse.
Çakal armudu : Yabani armut, ahlat.
Çakal eriği : Çok ekşi, sert, iri çekirdekli bir tür erik, yaban eriği, dağ eriği (Prunus spinosa).
Çakal yağmuru : Güneş varken yağan yağmur.
Çakalboğan : Kırlarda rastlanan bir bitki.
Çakaloz : Mermi olarak çakıl taşı atan bir top türü. Bu topu kullanan topçu.
Çakar : Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener. Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.
Çakaralmaz : Basit, ilkel çakmak. Kalitesiz. Basit, ilkel tabanca. İşe yaramayacak durumda olan, bozuk.
Diğer dillerde Çaka anlamı nedir?
İngilizce'de Çaka ne demek ? : pittsburg lock

Bu kısımda Çaka nedir? Çaka ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Çaka tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Çaka hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.