Öglena nedir, Öglena ne demek

Öglena; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Tatlı sularda yaşayan, kamçı biçimindeki uzantısı ile hareket eden mekik biçimindeki bir hücreli

Biyoloji'deki anlamı:

Bir hücrelilerin, kamçılılar (Flagellata) sınıfından, tatlı sularda yaşayan, mekik biçiminde, içi kromotoforla dolu, önde kamçı çukurundan bir kamçıları uzanan ve hareketlerini temin eden, E.viridis türü iyi bilinen bir cins.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Bir hücrelilerin, kamçılılar (Flagellata) sınıfından, tatlı sularda yaşayan, mekik biçiminde, içi kromotoforla dolu, önde kamçı çukurundan bir kamçıları uzanan ve hareketlerini sağlayan cins.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Euglena,): Birgözelilerin kamçılılar (Flagellata) sınıfindan bir cins. Mekik biçimindedir. Önde bir kamçı çukurundan bir kamçı uzanır ve hareketini temin eder. Tatlı sularda yaşar. E. viridis en iyi bilinen türüdür. İçi yeşil kromotofor doludur.

Fransızca'da Öglena ne demek?:

eglène

Osmanlıca Öglena ne demek? Öglena Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

öğlen

Öglena hakkında bilgiler

Euglenida ya da Euglenonoidina; Kamçılılar sınıfının bir takımıdır. Tekhücreli, klorofil a ve b taşıyan fotosentetik canlıları kapsar. Vücutları genellikle yeşil ya da renksiz plastidli, uzun yapılıdır. Ökaryot yapılıdır. Genellikle biri büyük, diğeri küçük iki kamçı bulundururlar. Kamçıların çıktığı yerde gözbeneği (stigma) denilen bir yapı bulunur. Genellikle tatlı su canlılarıdır. Öglenalar ışığın olduğu alanda fotosentez yapabilirken, ışık olmadığı zaman heterotrof beslenirler. Bundan dolayı öglenalar hem ototrof hem heterotrof özellik gösterirler.

 

Öglena anlamı, tanımı:

Kamçı : Spermatozoitlerde ve bazı tek hücreli hayvanlarda hareketi sağlayan ipliksi organ. Bir ucuna ip, deri vb. bağlı olan vurma, dövme aracı. Bir ucu bir yere bağlı, öbür ucu herhangi bir işte kullanılmak için serbest bırakılan halat.

Öglenagiller : Örnek hayvanı öglena olan kamçılı bir hücreliler sınıfı.

Biçim : Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Biçme işi. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Uzantı : Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm. Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası.

Hareket : Devinim. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Davranış, tutum. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım.

 

Mekik : Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. Uzay gemisi. El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.

Hücre : Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Kamçılı : Zor kullanan. Kamçısı olan.

Sınıf : Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü.

Diğer dillerde Öglena anlamı nedir?

İngilizce'de Öglena ne demek? : ugljeni: ~ prah