Mekik nedir, Mekik ne demek

Mekik; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • El veya otomatik dokuma tezgâhlarında atkı veya argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç
  • Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç veya plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç.
  • Uzay gemisi.
  • Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılmış olan beden hareketi.

Yerel Türkçe anlamı:

Palamutbalığının küçüğü.

Kandil günleri yapılmış olan lokma tatlısının büyüğü.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bale dansçısının sol bacağı üzerinde durup sağ bacağıyla güç alarak dönmesi.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Gözelemeye yarayan, üzerine iplik sarılan boynuz, kemik, ağaç, metal ve plastikten yapılmış olan uzunluğunca olan büyüklüğü sarılacak ipliğin kalınlığına ve gözelenecek ağ miktarına bağlı olarak değişen bir araç, ağ iğnesi.

İngilizce'de Mekik ne demek? Mekik ingilizcesi nedir?:

twist, needle, shuttle

Mekik tanımı, anlamı:

Mekik atmak : Mekiği arışlar arasından hızla geçirmek. hiçbir yerde duramayıp iki yer arasında gidip gelmek.

Mekik dokumak : İki nokta veya durum arasında sürekli gidip gelmek.

Mekik gibi : Sürekli gidip gelen.

 

Mekik diplomasisi : Bir sorunun çözümü için devletler arasında gerçekleştirilen, seri biçiminde yapılmış olan diplomatik temaslar.

Mekik oyası : Dantel.

Otomat : Canlı bir varlığın yapabileceği bazı işleri yapan mekanik veya elektrikli araç. Sıcak su verecek biçimde hazırlanmış, hava gazı ocaklı cihaz. Yapılarda, merdivenleri aydınlatacak biçimde düzenlenmiş elektrik düzeneği.

Dokuma : Yapı, oluşum. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez. Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Dokumak işi, tekstil.

Atkı : Büyük yaba. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça.

Argaç : Atkı.

Deni : Alçak, kötü, kişiliksiz (kimse).

İplik : Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu.

 

Geçirme : Geçirmek işi.

Uzay gemisi : Uzaya gitmek için yapılmış taşıt, mekik.

Uzay : Bütün gök cisimlerinin içinde bulunduğu sınırsız boşluk. Bütün varlıkların içinde bulunduğu sonsuz boşluk, feza, mekân.

Mekik sistemleri : Sitoplazmada glikolizis sonucu biçimlenen ve mitokondri zarını geçemeyen NADH+H+’in proton ve elektronlarının mitokondrideki NAD ve FAD’e taşınmasını sağlayan özel taşıyıcı sistemler.

Mekik vektör : Hem bakteri hem de ökaryot hücrelerde ifade edilebilecek vektörler. İki veya daha çok farklı konakçı türünde kopyalanan rekombinant bir DNA vektörü.

Mekik ile ilgili Cümleler

  • Otel ve havaalanı arasında çalışan bir mekik-otobüs var mı?
  • Havaalanında bir mekik otobüse nerede binebilirim?
  • Ali elli mekik yaptı.
  • Sana yalvarıyorum. Beni güldürme. Dün çok fazla mekik çektim ve karın kaslarım ağrıyor.
  • Günde kaç tane mekik çekmeliyim?
  • Günümüzün en hızlı aracı uzay mekikleri mi?

Diğer dillerde Mekik anlamı nedir?

İngilizce'de Mekik ne demek? : n. shuttle

Fransızca'da Mekik : navette [la], broche [la]

Almanca'da Mekik : n. Schützen

Rusça'da Mekik : n. челнок (M)