Argaç nedir, Argaç ne demek

  • Atkı

Yerel Türkçe anlamı:

Hafif meyilli yer, bayır: Tarlanın argaç yerinde su durmaz.

Bir omuza alınan mertek veya ağacın, dengesini sağlamak için diğer omuzdan altına konan destek.

Dağlarda kar biriken çukur yer.

Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları: Davarların karnı doydu, argaca çekildi.

Dokumalarda çözgü üzerine enliliğine atılan ip.

Kuytu, siper yer.

Erkek tenasül organı.

Bir iplik topunun bir çalıya sarılarak aldığı kavun biçimi: Şu ipliği argaç yap.

Kilim dokuma tezgâhı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Dokuma tezgâhlarında, mekiğin içinde hareket ettiği kısımdaki yatay ipler. (Güllüce *Gümüşhacıköy -Amasya)

Yün düğümlerinin üzerinden geçirilen ve dokuma sırasında üzerine kirkitle vurulan pamuk iplik. (-Uşak; Taşpınar, Yenikent *Aksaray -Niğde; Köselerli *Tarsus -İçel)

(I) bk. arkaç

Kumaşlarda enlilemesine dokunmuş ipler. (Başkışla *Karaman -Konya).

Fransızca'da Argaç ne demek?:

trame

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Şanlıurfa kenti, Halfeti ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Argaç hakkında bilgiler

Argaç, dokuma tezgâhlarında enine atılan iplik ya da atkı. Atkı ipliğinden geçirilen argaç, sıkıştırılır ve üst iplik sırası ile alttaki yer değiştirir. Bu işlemle birlikte argaç, yerini bir yenisine bırakarak, ağızlığa yerleşir. Sıkıştırma işlemi, tefe adı verilen bir tablaya yerleştirilmiş tarakla yapılır.

 

Argaç anlamı, tanımı:

Atkı : Büyük yaba. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik. Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç.

Argaçlama : Atkılama.

Argaçlamak : Atkılamak.

Dokuma : Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez. Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Yapı, oluşum. Dokumak işi, tekstil.

Atıl : Tembel. Süreduran. İşsiz, aylak. Etkisiz, işe yaramaz.

İplik : Fasulye, bakla vb. sebzelerin veya bazı meyvelerin lifi. Pamuk, keten, yün, ipek, naylon vb. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri. Bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş durumu.

Değiş : Değme işi. Değişim.

İşlem : Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat.

 

Birlik : Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bir arada olma durumu, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet.

Ağızlı : Ağzı herhangi bir biçimde olan.

Argaçlı : Sık, gelişkin, güçlü ekin.

Argaçlık : Dokuma tezgâhlarında mekikteki ip. Kıl veya yün dokuma parçası, çuval parçası.

Diğer dillerde Argaç anlamı nedir?

İngilizce'de Argaç ne demek? : n. woof, threads in a fabric that go from side to side across the weft; weft, crosswise weave in cloth

Fransızca'da Argaç : trame [la]

Almanca'da Argaç : n. Aufschlag