Woof türkçesi Woof nedir

Woof ingilizcede ne demek, Woof nerede nasıl kullanılır?

Warp and woof : Herhangi bir şeyin temeli. Bir şeyin tabanı.

Woofed : Ulumak. Havhav. Argaç. Dokuma atkı. Havlamak. Kumaş. Kumaş atkısı. Hav hav havlama sesi. Dokum.

Woofer : Düşük sıklıklı ses hoparlörü. Alçak frekans hoperlörü. Kumaşçı. Alçak frekans hoparlörü. Vufer. Alçak titreşimli hoparlör. Alçak frekanslı ses dalgaları üreten büyükhoparlör.

Woofers : Kumaşçı. Alçak frekanslı ses dalgaları üreten büyükhoparlör. Alçak frekans hoparlörü. Düşük sıklıklı ses hoparlörü. Alçak frekans hoperlörü. Alçak titreşimli hoparlör. Vufer.

Woofing : Havlama.

Wood carver : Ağaç oymacısı.

Woo : Baştan çıkarmak. Aramak (bela). Yaltaklanmak. Kur yapmak. Elde etmeye çalışmak. Desteğini kazanmaya çalışmak.

Wood ant : Ağaç karıncası.

Wood alcohol : Metanol. Odun ruhu. Odun alkolü. Solvent veya çözücü maddesi olarak kullanılan bir alkol. Metil alkol. Odun ispirtosu.

Woofter : Homoseksüel. Nonoş. Bir soyadı. Homo. Eşcinsel erkek. Erkek homoseksüel. Gey. İbne.

İngilizce Woof Türkçe anlamı, Woof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Woof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Doggies : Kuçu kuçu. Köpek. Köpekçik. Köpeksever. Şık. Köpeğe ait. Göz kamaştırıcı.

Doggy : Kuçu kuçu. Şık. Köpeksever. Köpekçik. Göz kamaştırıcı. Köpeğe ait. Ç.dili kuçukuçu. Köpek.

Hosiery : Çorap. Çorap fabrikası. Mensucat. Çoraplar. Çorapçılık. Tuhafiye. Mensucat fabrikası. Penye. İç çamaşırı.

Piece goods : Parça kumaş. Metreyle satılan kumaş. Mensucat. Kumaş ve trikotaj topu. Yapıldıkları işlenmemiş özdeklere göre adlandırılan ve parça olarak alınıp satılan mal. Parça mal. Kupon kumaş.

Bay : Defne. Meyvelerinden çıkarılan yağı, dış-asalaklara, özellikle uyuzböceklerine karşı kullandığımız, yaprağı güzel kokulu ağaç. Peron. Koy. Bir göl veya denizin sığ kısımlarında kara içerisine doğru oluşmuş küçük girintiler, küçük körfez. Doru. Küçük körfez. Kızıl doru. Duvar bölmesi.

Yapping : Acı acı havlamak. Çene çalma. Boş boş konuşma. Saçmalamak.

Suiting : Uyma. Takımlık kumaş. Tayyör kumaşı. Tayyörlük kumaş. Takım elbiselik kumaş. Takım elbise kumaşı. Döpiyelik kumaş. Kostümlük kumaş.

Weave : Dokumak. Zikzak yaparak ilerlemek. Sarmak. Zikzak yapmak. Bükmek. Örme. İleri sürmek. Önermek. Sunmak.

Woul : İnlemek.

Yaps : Acı acı havlamak. Havlamak (ufak köpek kesik ve tiz bir sesle). Zırvalamak. Saçmalamak. Gevezelik etmek. Kesik ve tiz bir havlama. Havlama. Gevezelik. Acı acı havlama.

Woof synonyms : cloth, baying, drape, bayed, loom, contexture, materials, intertexture, woofed, stuff, doggie, looms, yapped, howls, back beam, texture, cloths, loomed, ululated, wefts, yowled, yarn, textile, soft goods, howled, pick, ululate, yap, drapet, yowl, draperies, fabric, ululates.

Woof ingilizce tanımı, definition of Woof

Woof kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The threads that cross the warp in a woven fabric. The weft. The thread usually carried by the shuttle in weaving. The filling.