Woo türkçesi Woo nedir

  • Kur yapmak.
  • Baştan çıkarmak.
  • Yaltaklanmak.
  • Aramak (bela).
  • Desteğini kazanmaya çalışmak.
  • Elde etmeye çalışmak.

Woo ile ilgili cümleler

English: A bento is a small meal made of boiled rice and seaweed, that is sold in cheap wooden boxes.
Turkish: Bir bento haşlanmış pirinç ve deniz yosunundan yapılan küçük bir yemektir, bu ucuz ahşap kutularda satılmaktadır.

English: A wood floor is beautiful.
Turkish: Ahşap bir zemin güzeldir.

English: A rail is a piece of metal or wood which is long and thin. For example, a train runs on rails, which is why we call it a railway train.
Turkish: Ray, metal ya da tahtadan yapılmış ince ve uzun bir şeydir. Örneğin, trenler ray üzerinde gider, bu yüzden ona demir yolu treni diyoruz.

English: A wooden chair is expensive.
Turkish: Ahşap sandalye pahalıdır.

English: A splinter of wood, barely visible to the naked eye, caused a very painful infection in one of Tom's fingers.
Turkish: Çıplak gözle zor görülebilecek bir tahta kıymığı, Tom'un parmağında çok sancılı bir enfeksiyona neden oldu.

Woo ingilizcede ne demek, Woo nerede nasıl kullanılır?

Woo fame : Şöhret kovalamak. Şöhret peşinde koşturmak. Ün peşinde koşmak. Ünü kovalamak. Ünlü olmak için fırsat kovalamak.

Wood : Ağaç. Koru. Ağaçlık. Kereste. Ahşap. Tahta. Tahtadan yapılmış. Odun. Küçük orman.

 

Wood alcohol : Odun ruhu. Odun ispirtosu. Solvent veya çözücü maddesi olarak kullanılan bir alkol. Metil alkol. Metanol. Odun alkolü.

Wood ant : Ağaç karıncası.

Wood block : Tahta blok. Kütük. Tahta kalıp. Ahşap blok. Gravür. Ağaç kütüğü. Üzerine bir yazı ya da biçim oyulmuş olan ve basım işinde kullanılan tahta levha. Ahşap taslak. Tahta basma kalıbı.

Wood carver : Ağaç oymacısı.

Wood duck : Ana vatanı kuzey amerika olan, göl ve nehir kıyılarındaki ağaçlık alanlar da yaşayan, bakımı kolay ve dayanıklı olan, çiftler halinde beslenen, uçma yetenekleri oldukça iyi olan ördek ırkı. Ördek. Karolin ördeği.

Wood drake : Erkek ördek.

Wood coal : Ağaç kömürü. Odunkömürü. Odun kömürü.

Wood ear : Ağaç kulağı. Yahudi kulağı mantarı. Çin mutfağına özgü bir mantar. Ağaçlarda ve düşmüş ağaç dalları üzerinde yetişen ve çin mutfağında kullanılan bir mantar. Çin mutfağına özgü bir mantar türü.

İngilizce Woo Türkçe anlamı, Woo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Woo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Try for : Elde etmek.

Entices : Ayartmak. Tatlılıkla ikna etmek (kötü bir şey yapmaya). Kandırmak. İkna etmek (tatlılıkla kötü bir şey yapmaya). Akıl çelmek. Gönül çelmek. İkna etmek.

Philander : Zamparalık etmek. Askıntı olmak. Karı kız peşinde koşmak. Flört etmek. Karı kıza düşmek. Kadın peşinde koşmak. Asılmak.

Depraves : Bozmak. İfsat etmek. Ayartmak. Ahlakını bozmak. Kötülemek. Azdırmak.

Pitch : Zift. Fırlatmak. İşportacı tezgahı. Yalpalamak. Tizlik. Yokuş (uçak). Bilgisayar, fizik, gitar alanlarında kullanılır. Yüklemek. Ziftlemek.

 

Corrupts : Mahvetmek. Çürütmek. Ayartmak. Bozmak. Rüşvet vermek. Bulaştırmak.

Debauch : Baştan çıkartmak. Sefahat. Bozmak. Kötü yola sevk etmek. Kötü yola düşürmek. Doğru yoldan saptırmak. Ahlakını bozmak. Ayartmak. Geçersiz kılmak.

Depraving : İfsat etmek. Azdırmak. Kötülemek. Bozmak. Ahlakını bozmak. Ayartmak.

Bootlicked : Dalkavukluk etmek. Çanak yalamak. Yalakalık etmek.

Courted : İstemek. Aranmak. Üzerinde uğraşılan. Davet etmek.

Woo synonyms : adulated, flirted, adulates, flirts, blandished, adulating, move, corrupt, deprave, allured, allure, allude, flirt, bootlick, make advances to, blarneyed, display, bidden, solicit, beslaver, blarney, wooed, blandishing, court, bat the eyes, bid, blarneying, blarneys, entice, bootlicks, pay court to, philandering, debauches.

Woo zıt anlamlı kelimeler, Woo kelime anlamı

Refrain : Çekinmek. Frenlemek. Kaçınmak. Sakınmak. Kendini tutmak. Geri durmak. Nakarat. Alıkoymak.

Woo ingilizce tanımı, definition of Woo

Woo kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To court. To solicit in love. To make love. To court.