Ölü yemeği nedir, Ölü yemeği ne demek

  • Ölüevine komşu veya akrabalar tarafından hazırlanıp getirilen yemek
  • Ölü adına verilen yemek.

Bilimsel terim anlamı:

Akrabalar ya da komşular tarafından ölenin ailesine belirli bir süre verilen yemek.

Ölü sahipleri, akrabalar ya da komşular tarafından ölenin canı için cenaze törenine katılanlara, din adamlarına ve yoksullara verilen yemek.

İngilizce'de Ölü yemeği ne demek? Ölü yemeği ingilizcesi nedir?:

funeral dinner

Ölü yemeği kısaca anlamı, tanımı:

Komşu : Sınır ortaklığı bulunan, mücavir. Konutları yakın olan kimselerin birbirine göre aldıkları ad.

Akraba : Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular. Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler.

Taraf : Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri. Yöre, yer. Yön, yan, doğrultu. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi.

Getiri : Kazanç. Faiz. Yarar.

Yemek : Isırmak. Yemek yeme, karın doyurma işi. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Başkasının parasını harcamak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Kandırmak.

 

Ölü : Gücü az, zayıf. Çok durgun, hareketsiz. Etkileme gücü olmayan, canlılığı olmayan. Hayvan leşi. Ölmüş insan, müteveffa, mevta. Hayatı sona ermiş olan, artık yaşamıyor olan, morto, diri karşıtı.

Adına : Bir şeyin veya bir kimsenin namına, hesabına, yerine.