Ölmesek nedir, Ölmesek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ölecekmiş gibi zayıf, cılız olan.

Ölümcül.

Ölecekmiş gibi zayıf, sağlıksız.

Ölmesek tanımı, anlamı

Ölme : Ölmek durumu, fevt, kabız, uful

Sağlıksız : Sağlık durumu iyi olmayan, sağlığı bozuk, sıhhatsiz. Sağlam, doğru, güvenilir olmayan.

Ölümcül : Ölümle sona erme ihtimali olan veya ölümle sona eren. Can çekişen.

Sağlık : Bireyin fiziksel, sosyal ve ruhsal yönden tam bir iyilik durumunda olması, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet. Sağ, canlı, diri olma durumu.

Ölecek : Öylece.

Ölece : Öylece.

Zayıf : Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan). Görevini yapacak yeterli gücü olmayan. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan. Önemli, güvenilir olmayan. Çok az. Başarısızlığı gösteren not.

Cılız : Çok zayıf ve güçsüz, eneze, nahif. Güçsüz bir biçimde. Güçsüz, sönük (ışık). Basit, değersiz, önemsiz. İnce.

Ölüm : Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.

 

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Cılı : Sıcak. Ilık.

Diğer dillerde Öldürücülük derecesi anlamı nedir?

İngilizce'de Öldürücülük derecesi ne demek ? : lethality