Öndeyi nedir, Öndeyi ne demek
Öndeyi; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.
Teknik terim anlamı:
Genellik ve yasalara dayanılarak yapılan geleceğe yönelik çıkarım ya da öngörülen nedensel ilişkinin gerçekleşeceğine ilişkin beklenti, kestirim.
Öndeyi ile ilgili Cümleler
- Çok mu öndeyim?
- Senden bir adım öndeyim ustam.
- Hâlâ ve her zaman olduğu gibi hepinizden bir adım öndeyim, değil mi?
- Bu halimle bile senden bir adım öndeyim.
- Son üç senedir senden bir adım öndeyim ve seni daha da geçeceğim.
Öndeyi anlamı, tanımı
Öndeyi çözümlemesi : [Bakınız: birlikte gidişim çözümlemesi].
Öndeyici yordam : Bireylerin, yapılaşmamış ve örtük olmakla birlikte gereğince ölçünlenmiş bir esnek uyarana tepkide bulunmalarını isteyen, böylelikle dolaylı bir yolla ölçüm konusunda çıkarımlarda bulunmayı sağlayan yordam, bkz dolaylı yordam, uzancalı yordam.
Öndeyiş : Oyundan önceki bölüm. Antik tiyatro döneminde Euripides'in, tra- gedya'ya; Plautus'un da komedyaya getirdikleri söz. Oyuna konu olan olaydan önce geçenleri özetler. Modern tiyatroda oyunun anlamı üzerinde bilgi verir.
Nedensel ilişki : Olaylar ya da değişkenler arasında gözlenen ve bağımsız değişkeni önceleyen herhangi bir sınama etkeni karşısında yitirilmeyen bağıntı.
Nedensel : Nedenle ilgili olan, sebep niteliğinde olan, illî.
Kestirim : Kestirme işi, tahmin.
Beklenti : Gerçekleşmesi beklenen şey. Bireyin belli şart ve durumların alacağı biçimler veya kendisinden beklenenler konusundaki öngörüsü.
Yönelik : Belli bir yöne çevrilmiş olan, müteveccih.
İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.
Nedense : Bilinmeyen, belli olmayan bir sebep dolayısıyla, her nasılsa, her ne hikmetse, her nedense.
Çıkarım : Çıkarma işi. Belli önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarından, yanlışlıklarından, başka önermelerin kabul edilen veya gerçek olan doğruluklarını, yanlışlıklarını çıkarma, istidlal.
Kestiri : Bir olay, bir deney ya da hesaplama sonucunu önceden kabaca bilme.
İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.
Kestir : Yaman.
Gelece : Süt, yağ, turşu ve benzerleri şeyler konulan tahta kap, fıçı.
Öngörü : Bir işin ilerisini kestirme veya bir işin nasıl bir yol alacağını önceden anlayabilme ve ona göre davranma.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.
Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Diğer dillerde Öndeyi anlamı nedir?
İngilizce'de Öndeyi ne demek ? : prediction


Bu kısımda Öndeyi nedir? Öndeyi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Öndeyi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Öndeyi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.