Örün nedir, Örün ne demek

Örün; İsim olarak kullanılan bir kelimedir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sürünün gece otlaması.

Yağ, yoğurt, süt ve benzerleri yiyecekler.

Örün isminin anlamı, Örün ne demek:

Açık renkli, beyazımsı. Gökyüzünün açık, aydınlık durumu. Çadırın tepesinde, aydınlanma için bırakılan açıklık. Pencere. Örün ismi; Türkçe kökenli olup bir Erkek ismidir.

Teknik terim anlamı:

Saç örgüsü, belik.

Örün kısaca anlamı, tanımı

Davranım örüntüsü : Aralarında bir ölçüde özünlü birlik görülen ve bireyin hemen hemen hiç denetleyemeyeceği iç, ruhsal gereksinmeler sonucu oluşan tepkiler takımı

Davranışsal örüntü : Aynı ya da ayrı zamanlarda ortaya çıkmakla birlikte kimi açılardan görevsel bir bütünlük gösteren karmaşık davranışlar bütünü.

Kişilik örüntüsü bozuklukları : Kişiliğin bütünlüğünde ve davranışlarda görülen, güç yaşam koşulları altında ruh hastalıklarına dönüşebilen sürekli bozukluklar.

Örünç : Rüşvet.

Öründü : Seçkin, seçilmiş, beğenilen.

Öründülemek : Seçmek, beğenmek.

Örüner : Açık tenli kimse.

Örünger : Yel.

Örünmek : Hayvanlar gece yayılmak, otlamak.

Örüntü çözümlemesi : Ölçek soruları topluluğu içinde belirli ve önemli bir ilke çevresinde salkımlanabilecek soruları bulma. Birçok öğeden ya da bileşenden oluşan bir dizgeyi, bir bütünü, her biri kendi içinde benzeşik (homojen) alt bölümlere ayırma; bütünü oluşturan öğeleri ve bunların birbiri ile ilişkilerini ortaya çıkarma.

 

Örüntü tanıma : Bir görüntüde yer alan anlamlı biçimlerin özdevimli biçimde çözümlenerek tanınmasıyla ilgili araç, gereç, yöntem ve teknikleri geliştirmeyi amaçlayan çalışma alanı.

Örüntülü örnekleme : [Bakınız: dizgesel örnekleme].

Örünü örünü : Kollarını sallaya sallaya (gezmek için).

Örüntü : Olay veya nesnelerin düzenli bir biçimde birbirini takip ederek gelişmesi.

Saç örgüsü : Nakış işlerinde bir motif adı, bölük.

Aydınlanma : Aydınlanmak işi ya da durumu. Bir sorun üzerine gereği kadar bilgi edinme, tenevvür. Bir yüzeyin, karşısına konulan eşit ışık kaynaklarının sayısı ile orantılı olarak aydınlık görünmesi.

Beyazımsı : Rengi beyazı andıran, beyaza benzeyen, beyaz gibi, beyazımtırak.

Aydınlık : Bir yeri aydınlatan güç, ışık. Kolay anlaşılacak derecede açık olan, vazıh. Kötülükten uzak, temiz, saf. Bir yapının ortasına gelen oda ve öbür bölümlerin ışık alması için damın ortasından zemine kadar açılan boşluk. Işık alan.

Pencere : Yapıları veya tren, vapur vb. ulaşım araçlarını aydınlatmak, havalandırmak amacıyla yapılan, çerçeve, cam, panjur, perde gibi eklentilerle daha kullanışlı bir duruma getirilen açıklık.

Gökyüzü : Atmosferin gözle görünen bölümü.

Diğer dillerde Örümsüz yapılı soru anlamı nedir?

İngilizce'de Örümsüz yapılı soru ne demek ? : structured-question excluding choices