Üzengi şakırtısı nedir, Üzengi şakırtısı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Kurusıkı, korkutma, gözdağı.

Üzengi şakırtısı anlamı, kısaca tanımı

Şakı : Ağrı, sancı. Baş ağrısı

Şakırtı : Şakırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı. Koşma, koşu. Bazı dillerde ses yolunun birden bire açılması ve içeriye hava çekilmesiyle meydana gelen seslere denir (ŞAKIRTILI, Claquant).

Üzengi : Eyerin iki yanında asılı bulunan ve hayvana binildiğinde ayakların basılmasına yarayan, altı düz demir halka.

Kurusıkı : Yalnız barut doldurulmuş, çekirdeksiz tüfek veya tabanca mermisi. Bu mermiyi patlatan bir tür tabanca. Blöf. Korku.

Korkutma : Korkutmak işi.

Gözdağı : Sonradan verilecek bir ceza ile korkutma, yıldırma, tehdit.

Korkut : Muş iline bağlı ilçelerden biri.

Korku : Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü. Kötülük gelme ihtimali, tehlike, muhatara. Gerçek veya beklenen bir tehlike ile yoğun bir acı karşısında uyanan ve coşku, beniz sararması, ağız kuruması, kalp, solunum hızlanması vb. belirtileri olan veya daha karmaşık fizyolojik değişmelerle kendini gösteren duygu.

Kork : Bostan korkuluğu.

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

 

Diğer dillerde Üzengi ağaları anlamı nedir?

Osmanlıca Üzengi ağaları : rikâb-ı hümayun ağaları