Şakırtı nedir, Şakırtı ne demek

Şakırtı; Dil Bilimi alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Şakırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Koşma, koşu.

Teknik terim anlamı:

Bazı dillerde ses yolunun birden bire açılması ve içeriye hava çekilmesiyle meydana gelen seslere denir (ŞAKIRTILI, Claquant).

Şakırtı anlamı, tanımı

Şakı : Ağrı, sancı. Baş ağrısı

Üzengi şakırtısı : Kurusıkı, korkutma, gözdağı.

Şakırtılı : Şakırtısı olan.

Şakırtısız : Şakırtısı olmayan.

Ses yolu : Sesin oluşması için akciğerlerden gelen havanın gırtlak, burun veya ağızda izlediği yol. Bir ses kuşağında yer alan, ses titreşimlerinin görüntülerini taşıyan bir veya birkaç dar yol.

Çekilme : Çekilmek işi. Yerin yükselmesiyle bu yeri örten deniz sularının gerilemesi, basma karşıtı. Bir boksörün veya güreşçinin herhangi bir sebeple karşılaşmayı bırakması. Savaşta, bir ordunun veya bir birliğin düşmandan ayrılmak için yaptığı davranış, ricat. Bir görevden, bir işten kendi isteği ile ayrılma, istifa.

Birden : Bir defada. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada. Ansızın.

Açılma : Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

 

Meydan : Alan, saha. Fırsat, imkân ya da vakit. Bulunulan yer ve çevresi, ortalık. Mevlevi tekkelerinde ayin yapılmış olan yer. Yarışma, eğlence veya karşılaşma yeri.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

Birde : Birdenbire. Birden, aniden.

Gelen : Gelme işini yapan (kimse ya da nesne). Bir ışık kaynağından çıkıp bir aynanın yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine düşen (ışın).

Koşma : Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

Çıkar : Dolaylı bir biçimde elde edilen kazanç, menfaat, yarar.

İçer : Oda, oturma odası.

Açıl : Açılmanın yapılması için verilen komut. Büyü, serpil, geliş” anlamında bir söz.

Çıka : Kız çocuğu. Yaramaz çocuk.

Bazı : Birtakım, kimi. Bazen.

Hava : Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Keyif, âlem. Müzik parçalarında tür. Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Esinti. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Gökyüzü. Çekicilik. Tarz, üslup. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Çevreyi kuşatan boşluk.

Diğer dillerde Şakırtı anlamı nedir?

Fransızca'da Şakırtı nedir ? : claquement